Betonun soğuğunda bir pervane,
ışığa değil karanlığa meyyal.
Cebimde kırık aynalar,
her parçada binlerce hayal.
Sinyal kesik, frekans bozuk,
dünya dar bir dehliz.
Fuzûlî’nin çölünde kaybolmuş,
asfaltın üstünde izsiziz.
Aç kalbini Sinyalci,
bu şehir bir devin midesi;
yutuyor ruhları,
kalmıyor kimsenin neşesi ya da sesi.
Turbo devrede,
zaman bir sarkaç gibi sallanır.
Leyla’nın hızıyla
gökyüzü mora boyanır.
Rilke’nin meleği değilim,
ben sokağın çığlığıyım.
Zamanın çarkında bir vida,
varlığın darlığıyım.
Koşuyorum, çünkü durursam
dünya üzerime çökecek.
Bu sahte cennetin maskesi
elbet bir gün düşecek.
Sinyal yok,
ama ruhumuz hâlâ yayında.
Kaderin zarını attık
sokağın tam ortasında.
Gölge bizim,
ışık sizin olsun be hey gafil.
Biz bu şehrin nabzıyız,
gerisi sadece kâfil.
Asfalt ağlıyor, gök gürlüyor,
duyuyor musun?
Kendi uçurumunda
neden hâlâ uyuyorsun?
Bakışlarım bir ok,
Karacaoğlan’ın yayından fırlamış.
Ama hedefim sevdalı değil,
bu düzenin karnı yarılmış.
Sinyalci’nin feneri sönmez,
karanlık benim evim.
Lorca’nın kanlı düğünü gibi,
kırmızıdır her terim.
Sokak bir şiir kitabı,
yırtık sayfalarla dolu.
Bulmaya çalışırken
kaybettim o en doğru yolu.
Turbo Leyla basar gaza,
rüzgârla dans eder.
İkinci Yeni’nin imgesiyle
aklım firar eyler.
“Üstü kalsın” diyor hayat,
ben hepsini istiyorum.
Boşlukta asılıyım,
yerçekimine gülüp geçiyorum.
Ne evim var ne barkım,
şu hızım benim tek mülküm.
Ruhumdaki bu fırtına,
sırtımdaki en ağır kürküm.
Dur…
Dinle…
Yunus ne demişti:
“Bir ben vardır bende,
benden içeri.”
Sinyal o derinlikte gizli.
Asfaltın altındaki toprağın,
betonun altındaki kökün feryadı bu.
Hız seni kurtarmaz Leyla,
durmak da seni öldürmez Sinyalci.
Sadece…
bakmayı bil.
Sinyal yok,
ama ruhumuz hâlâ yayında…
Sinyal yok…
Biz bu şehrin nabzıyız…
Kayıt Tarihi : 4.1.2026 12:46:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!