Hiç düşünmezdim asansörde kalmayı
Bir hapishane, bir hücre gibi sanki
Düşünmek korkunçtu içindeyken arızayı
Titremem başlardı dizlerimdeki.
Güzel arkadaşım, sabah yolculuğundaki
‘’hadi seni kırmayayım bir çayını içeyim’’ dedi
İsimsiz, sorgusuz bir aşkın solgun mısraları
Tümcelerimde boğulan
Surların ihtilal geceleri
Göz kırpıyor Mezopotamya'nın ıslak güneşine
Sırtımda yüzyıldan kalma yanıklara
Devamını Oku
Tümcelerimde boğulan
Surların ihtilal geceleri
Göz kırpıyor Mezopotamya'nın ıslak güneşine
Sırtımda yüzyıldan kalma yanıklara




Buraya kadar her şey çok güzeldi ama
Kapı açılınca, kalabalık karşımızda
Güzelim, kendi adına günah çıkardı.
Ağzından, ‘’kocam duymasın! ’’ diye kaçırdı.
Fal taşı gibi açılmış o kara gözleri
Sinirlerimi bozdu, şüpheyle bakan kapıcı
Handa, görülen değil, görülmeyen yayıldı.
Zamparaya çıkardılar, bu masumun adını
Bu şiiri sevdim.
Tebrik ederim
Mustafa Yiğit
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta