Kalabalıklara benzeyeceğim diye
ruhunu eksiltme.
Kırıl ama, eğilme.
Çünkü başını dimdik taşıyan insanların
yenilgisi bile güzeldir.
Zamanın pasını silip,
sokaklara yeniden dökülmüş çocuklar;
gülüşleri birbirine değiyor,
eski bir dostun omzuna dokunur gibi.
Deniz kokusu sinmiş üstlerine,
sanki hiç gitmemiş,
Prangalı kederlerime... Hiç dinmeyen sızılarıma...
Kavrulmuş bozkırın çatlayan bağrına
Gökleri delip geçen hırçın zirvelere
Ruhumun her zerresini nakşettim!
Sen gözlerini dik yine o sonsuz maviye,
Ben içimin gürültüsünü susturayım kıyıda.
Bir avuç yorgun martı çığlık çığlığa dönerken,
Göz göze gelelim bu eski kentin ayazında.
Yine ceplerimizde dünden kalan o eksik telaş,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!