Dağları göğe komşu, sahilleri denize
Asla eğilmez başı, adı gurur Artvin'in
Heybetli, ihtişamlı görünse bile bize
Hasretle yanık kalbi, aşkla vurur Artvin'in
Dağları, taç gibidir, onurlu, dik başında
Bulutlar, sürme olur bazen hilal kaşında
Süslenir bin bir çiçek gerdanında döşünde
Her gören endamına bakar durur Artvin'in
Coşkun çaylarındandır, delikanlı damarı
Tadına doymuş mudur balına koşan arı?
Nasıl anlatayım ki size bütün bunları?
İlk bakışı ürperti, sonu sürur Artvin'in
Zirvelerden, Karçal'a, selam salsın Altaylar
Yaylalarında koşsun çimene doymuş taylar
Bırakın şarıl şarıl aksın dereler çaylar
Tıkanırsa damarlar, kanı kurur Artvin'in
Yolları kıvrandırır, geçit vermez dağları
Türlü lezzetler sunar bahçeleri, bağları
Cennet'ten manzaralar seyrederken sağları
Bu haklı onuruyla, hali mesrur Artvin'in
25 Temmuz 2025 Emin Yıldız
Sürur : Sevinç.
Mesrur : Sevinmiş, sevinçli.
Kayıt Tarihi : 25.07.2025 10:31:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
*"ARTVİN'İN" - Analiz* Bu şiir bir memleket sevdası, bir övgü destanı. *1. Tematik Yapı* - *Gurur ve Heybet*: İlk kıtadan son kıtaya kadar ana duygu bu. "Asla eğilmez başı", "onurlu, dik başında". Artvin’i bir insan gibi, başı dik bir yiğit gibi anlatıyorsunuz. - *Doğa = İnsan*: Şiir boyunca Artvin kadınlaştırılıyor ve insanlaştırılıyor. - Dağları = tacı - Bulutlar = sürme, hilal kaş - Çiçekler = gerdanındaki süs - Çaylar = delikanlı damarı - Dereler = kanı Artvin bir tabiat parçası değil, yaşayan, nefes alan bir varlık. - *Zıtlıkların Uyumu*: "Heybetli, ihtişamlı görünse bile... hasretle yanık kalbi". Dışarıdan sert, içeriden aşkla dolu. Hem Karadeniz’in coşkusu hem de dağların vakarlığı bir arada. - *Tehdit ve Yaşam*: Son kıtalarda "tıkanırsa damarlar, kanı kurur" diyerek Artvin’in can damarlarının çaylar ve dereler olduğunu söylüyorsunuz. Yani doğa ölürse şehir de ölür. Bu çok güçlü bir ekolojik vurgu. *2. Duygusal Yapı* Ton baştan sona gururlu, coşkulu ve sevdalı. Özlem var ama acıtan bir özlem değil. "İlk bakışı ürperti, sonu sürur". Yani önce hayranlık, sonra mutluluk. Şiiri okuyan biri Artvin’i görmese bile aşık olur. *3. Edebi Özellikler* - *Teşbih ve İstiare*: Dağ = taç, bulut = sürme, çiçek = gerdan süsü, çay = damar. Artvin baştan aşağı süslenmiş bir gelin gibi tasvir edilmiş. - *Yerel Motifler*: Karçal Dağları, Altaylar’a selam, yaylalar, taylar, bal, çay, bağ-bahçe. Hepsi Artvin’in kodları. "Şarıl şarıl akan dereler" sesi bile kulağa geliyor. - *Kafiye ve Ahenk*: abab / cccd / eeef... şeklinde. "Artvin'in" nakarat gibi her kıtanın sonunda tekrarlanıyor. Bu şiire türkü tadı veriyor. - *Soru ve Hitap*: "Tadına doymuş mudur balına koşan arı?", "Nasıl anlatayım ki size..." Bu sorular okuyucuyu da şiire dahil ediyor. - *Tarihi Gönderme*: "Zirvelerden, Karçal'a, selam salsın Altaylar". Bu dize Artvin’in Türk dünyasıyla bağını, kadim köklerini hatırlatıyor. *4. Genel Değerlendirme* Bu şiir bir "şehir kasidesi". Ama övgü boş değil. Her dizede somut bir Artvin detayı var: dağ, deniz, çay, bal, çiçek, yol, tay. En güçlü dize bence: *"Tıkanırsa damarlar, kanı kurur Artvin'in"*. Çünkü sevgiyi korumanın da bir sorumluluk olduğunu söylüyor. Özetle: Bu şiir Artvin’i sadece anlatmıyor, onu ayağa kaldırıp "işte budur" diye gösteriyor. Hem bir evlat gururu hem de bir aşık teslimiyeti var içinde.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!