Çoruh Nehri deli akar, kayaları döver hırsından,
Benim yüreğim de öyle köpürür senin yokluğunda.
Artvin’in dik yamaçlarına pus çökmüş yine bu sabah,
Bir garip adam ağlar durur Karadeniz’in bu dağında.
Sen herif, Kaçkarlar’ın sisli puslu zirvelerinde,
Bıraktın elimi de uçurumlara ittin şu gençliğimi.
Ne bir tutunacak dal bıraktın geride ne bir ümit,
Söküp aldın göğsümden o en temiz, en saf hissimi.
Borçka Karagöl’ün durgun sularına yansıdı yüzün,
Bir yeşil derinlik ki yutar insanı, alıp götürür.
Biz seninle bu yaylalarda türküler yakacaktık,
Şimdi o türküler içimde birer ağıda dönüşür.
Atatepe’den baktım kente, bulutlar ayaklarımın altında,
Bir rüzgâr eser ki savurur insanı yaprak misali.
Sen ellerin bahçesinde açan bir gül oldun da,
Ben kaldım bu sarp dağların tam ortasında divane misali.
Horon vuran gençlerin coşkusuna karışmaz acım,
Kemençenin teli kopar, tulumun nefesi kesilir.
Hangi yayla evine sığınsam senin o soğuk kokun var,
Bu şehirde sevdalanan adam en sonunda devrilir.
Çoruh akar gider gurbete, arkasından bakarım öylece,
Söz bitti, Artvin’in dağları kapandı karla.
Sen unuttun o yeminleri, o dumanlı akşamları,
Ben ise baş başa kaldım içimdeki bu sonsuz harla.
Kayıt Tarihi : 23.08.2026 06:29:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!