18 Temmuz 2005, İstanbul
sana kanın ne olduğunu anlatmak isterdim
ölümün ruhunda solan koyuluğunu kırmızının
küflü rüyalarda kırılışını vücudun, ısının
öyle teslim, sessiz fısıltılar söylerdim
sana kanın ne olduğunu anlatmak isterdim
hisset diye dumanlı sessizliğini, hışırtıyı
Dinle sevdiğim, bu ayrılık saatidir.
Dünya var olalı beri çirkin ve soğuk,
Erken içeceğimiz bir ilaç gibi.
Tadı dudaklarımızda acımsı, buruk.
Bu saatte gözyaşları, yeminler,
Boş bir tesellidir inandığımız.
Devamını Oku
Dünya var olalı beri çirkin ve soğuk,
Erken içeceğimiz bir ilaç gibi.
Tadı dudaklarımızda acımsı, buruk.
Bu saatte gözyaşları, yeminler,
Boş bir tesellidir inandığımız.



