Kader kiminin kapısını kırıyor,
bizimse kapımızdan habersiz geçip gidiyor.
Birbirimize yaklaşmaya çalıştıkça
daha da uzaklaşır olduk.
Sanki aramızda,
kimsenin görmediği
ama ikimizin de hissettiği
bir dar ağacı var.
Yürürsek idam,
durursak yok olacağız.
Ben her gece kendi içimdeki sarhoş adımlarla
sana çıkan bir yol arıyorum.
Bir ayağım sana gelirken,
öteki ayağım çelme takıyor kendime.
Sokağın sonunda sen,
asıl korkumsa
sana varmak değil belki de,
kavuşursam her şeyin bitmesi.
Bir umut taşıyorum,
ama kalbime işlenmemiş bir umut,
varlığı bile tartışmalı.
Zaman hiç kimsenin varamadığı
25. saate dönüştü.
Dakikalar sorguya benziyor,
benden açıklayamayacağım şeyler talep ediyor.
Geceleri odamın duvarları yıkılıyor.
Sanki karar veremediğim bir duygunun
ifadesine gömülüyorum.
Tamamlanmamış bir mektup gibi,
katlanmış halde
masanın üzerinde unuttum kendimi.
Açılsam da okunamam henüz.
Hangi duyguyu bastırsam
öbürü batıyor içime.
Hangi kırığın sahibi olduğumu bile
ayırt edemiyorum.
Sana yaklaşmak için değil,
kendi yalnızlığımdan uzaklaşmak için mi yürüyorum?
Her adımda belirsizliğe mi varıyorum?
Belki de aynı şehrin iki ucunda
aynı ömrün farklı kaderinde yaşıyoruz.
Duygularını karıştırdığın
sıcak bir çay içiyorsun,
benden habersiz, kimseye karışmadan.
Ben üstüme alınıyorum
senden haberli.
İçimde bir ses diyor ki:
belki de bu hikâye hiç başlamadığı için
bu kadar araftayım.
İyisi mi,
sen benden koşmamı bekle,
bense senin bir adımını.
Geç kalalım öyle her şeye.
Sonra tren kaçtı der,
eve döneriz ikimiz de.
Sen ayrı,
ben yarı.
Volkan Gülbitti
Volkan Gülbitti
Kayıt Tarihi : 27.11.2025 13:19:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!