Koyuna keçiye razıydım amma
Bir ahır öküzün içine düştüm
Ben de bu dağların yozuydum amma
Fıtrattan kopanlar içine düştüm
Burnu kafta başı mokta rezilin
Koltuğuna talip koca vezerin
Kurulmamış mahallede kizirin
Eşeksiz develer göçüne düştüm
Dilini anlamak bilmek bi'yana
Benzer tepelerde seken kozana
Camış gibi otlağında uzana
Erliksiz terliksiz hiçine düştüm
İki kelâm bilmez saatler vaaz
Hem sağır hem dilsiz tepeden avaz
Beyin olmayınca tek derdi boğaz
Çatalın kaşığın çecine düştüm
Başını kaldırsa ayacak belki
Şark kurnazı çakal istemez gel ki
Prof hermokolog konuşsa gör ki
Ağzından mıçanlar kıçına düştüm
Sımsıkı tutarlar salmazlar ipi
İnsanlık damarı alınmış gibi
Kokudan alırlar tazılar gibi
Parası putlular işine düştüm
Kuru yerde razı idim çullara
Süs beze ettiler beni kullara
Toka eylediler kırık tellere
Su görmemiş natır saçına düştüm
Şirket yönetirler hesap yaparken
Sözün doksanına yalan katarken
Kalp kırmaktan itinayla kaçarken
Tekede keçilik maçına düştüm
Her başı bir insan sanırdım da ben
Muhabbetli ömre kanardım da ben
Bir yılda bin yıl yaşlandım da ben
Nuh eksi elli yıl yaşına düştüm
Sitem etme Çilekeş'im boşuna
Başkasını ortak etme suçuna
İş yapmadan gölgelerde kaşına
Kıllıdan da kıllı döşüne düştüm
Kayıt Tarihi : 5.07.2026 21:38:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!