Ne olur bu gece göz kırp yıldızlara
Kırp ki uzaklardan selamını duyayım
Unutarak şu yalnızlığımı
Seninle hayallere dalayım......
Ne olur bu gece göz kırp yıldızlara
..
Attığım her adımda
Daha bir yorgun ayaklarım
Gücümün niyadı doldu mu ne? ..
Adımlarım yavaşlamasaydı
Ayaklarım yorulmasaydı
ve...
ve gönlümde bu buruk acı olmasaydı
..
Elinden tutma insanların
Sırtında taşıma sakın
Durma yerlere yakın
Vuran çok olur unutma
İyilik yapma her insana
Sonra küfür eder anana
..
Yüksek ökçeli kadınlar geçiyor
Utangaç bakışların günahkar kaldırımlarından
Karanlıkta bölünürken çığlıkları
Kaçak mutluluk satıyor
Ruj kokulu dudakları....
..
Dostluğuna ihtiyaç duyduğumdan olmalı
En temiz saf duygular içerisinde
Ezilmiş şu yüreğimin sesiyle seni çağırdım
Akşamın bittiği
Kör bir gecenin başladığı
Bir zamanın ağlayan sesiyle seni çağırdım
Seni çağırdım
..
Beni sevmen geç artık
Sen gözlerinde bir bahar saklıyorsun
Bense güzle yaşamaktayım.
Sevgi sözcükleri dudaklarındaki gülüşlerde
Kimi zaman utangaç kimi zaman davetkar
Kimi zamansa alaycı
Gözlerimi öpüp öpüp geçer.
..
Benim nazlı meleğim
Aç yüzünü göreyim
Bana cefa eyleme,
yar,yoluna öleyim...
Gönlüme akışların
Kor gibi yakışların
..
Bir bulut yükü gibi
Seni yüklemişim gözlerime
Gözlerimin buğusundasın
Bir çiy damlasısın
Kirpiklerimin ucuna tutunan
Bir bilsen nasıl titriyorsun
Biliyorum sen de benim gibi
..
Akşam olunca karanlığa bürünürüm
Aynalarda hep hayal meyal görünürüm
Varla yok arasında geçiyor şu ömrüm
Yaşamak mı diyorsunuz bu yaşamak mı...
Bir elimde kadeh diğerinde siğara
Gözleri doluyor masamdaki bardağa
..
Gelip te gör eserini bakıp ta yaşantıma
Ne yana gitsem hep gözyaşı hep yalnızlık
O sevdadan bir avuç kül kaldı bende
Ben ağlantılar yocusuyum sense mutluluklar durağı.....
Hayalin le süsleyip bunca günleri ben
..
Alımlı bir hatun geldi evime
Saçları örülüydü geride
Dedim buda nedir mübarek günde
Dedi sen anlamazsın geri kafalı
Küpe takar gezer kulağında
Pantolonun kemeri inmiş kıçına
..
Gitmelerin çok doğru
Gelmelerinse kılıflı birer yalan
Kaç sevda oyunu biliriz
Yaşsız gözlerle perdesi kapanan...
Gözlerimin ıslak derinliğinde
Bakışların şimdi bir batık gibi yatıyor
Her yokladığımda mazinin koyunu
..
Günbatımlarının kızıllığı boyuyor mu
Yalnızlığının yüzünü her akşam?
Suluyor musun çiçekleri yoksa solmuş mu?
Güneş doluyor mu odana?
Kanayan yarana tuz basarken deniz
Gözyaşlarını kurutuyor mu rüzgar?
..
Korkunun koynundan çaldığımız
Bir aşk tı bizim ki
Doyasıya yaşayamadık
Kilitler vurduk karanlıkların
Aydınlığa açılan kapılarına
Suskun çığlıklarımız çürümeye terkedildi
Kurban verdik bir sevgiyi bir yalana
..
Dün her gittiğin yer de ben de vardım
Baktığım her yüz de sözlerinin rengini aradım
Tiryakilik bu işte yoktun inan ki yoktun
Ilık bir sızı aktı yüreğime ansızın...
..
Seni yalnızlığımın gergefinde
Acımın renkleriyle işliyorum
Bir ömür solmayacaksın inan ki
Her sabah gözyaşımla siliyorum...
Yokluğun kurşunlarken yüreğimi
..
Acıları doğrayıp ta yüreğine
Gözyaşlarınla ıslatıp yiye biliyorsan?
Uykusuz gözlerine bulaşan karanlığı
Asa biliyorsan bakışlarına?
Sevilmeni bekleme
Sev dostum sevmek güzel şey...
..
Sen değil miydin beni çağıran
Sevginin salıncağına?
En güzel şarkılarla uyutacağını sanmıştım
Oysa şimdi
Duygularım kundaksız bir çocuk gibi
Titreyerek ağlıyor ıslak sokaklarda...
..
Ömrümün mavi denizindeyim
Yaşam
Dalga dalga beni kovalamak ta
Bilmem ki
Üç kağıtçılığa demir atmadan
Bu denizi geçe bilecekmiyim?
İnsanlığın bir avuç suda
..
Büyü bakışlarında
Yoksa sesinin rengindemi?
Çözemedim inan ki.
Nedir?
Bu heyacan sabırsızca bekleyiş
Bir suskunluğun gölgesinde
Uyutmuşken duygularımı
..



