Hiç siz hastanenin yoğun bakım odasında sevdiğinizi beklediniz mi? Çaresizliğin pencesinde kıvranırken,bir yanda umuda sarılmanın insana verilmiş olan en büyük lütuf olduğunu ögrendiniz mi? Gözyaşlarınızı dışa vuramamaktan dolayı yaşınızın boğazınızı nasıl yakıp kavurup aşağıya indiğini hissettinizmi? Koskoca bir yaşamın tükenişini seyrederken, çaresizce elini tuttuğunuz anneniz olduğunu düşündünüz mü hiç? Yaşamın kıyısından, dik yamaçlı yokuşa tırmandığını gördüm annemin,uçurumun kenarında esen rüzgarlara bırakmış kendini, bir adım sonra düşecek gibi duruyor.Ve o yoğun bakım odasında annemin elimi son kez sıktığını sonra kendini o rüzgara bırakıp gittiğini gördüm...
Aşk bu dünyanın ölçüleriyle açıklanamaz sevgili. O ilkel bir acıdır, yaban bir ağrıdır. Gelir ve içimizdeki o çok eski bir şeye dokunur. Sonra bir perde açılır ve yolculuk başlar. Bu yolculukta artık para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, iş, anneler ve korkular yoktur. Aşkın kendi gerçekliği vardır sevgili. İnsan bir başka ışığa teslim olur...
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...
Devamını Oku
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Aynı acıyı ben de yaşadım.En başından, en sonuna kadar annemin hayattan kopuşunu,anlatılamaz bir çaresizlik içinde eli kolu bağlı bir biçimde izledim...''Ebedi Sevgili'' şiirim bu acının ancak küçük bir bölümünü yansıtabildi.Saygılarımla...
Selami ATEŞ
Evet biliyorum....O en değerli varlıklarımız annelerimiz....Ah...anneciklerimiz söyleyen dilleri ....o güzel gözleri anılarımızda ancak...mutlu yaşayın..
Anneniz mekan değiştirdi,faniden bakiye geçti.Annenize ve tüm göç edenlere Allahtan rahmet sizede hayırlı hayırlar yapmanızı dilerim...Dua ile...
Çok zor bir an dimi? Düşünemiyorum bile...Sevgilerimle
MEKANI CENNET OLSUN ANNENİZE RAHMET DİLİYORUM.....
bir anda babamı kaybettiğim gün aklıma geldi,acını anlıyorum,sevgilerimle.....
********Yaşanmışlıkları ve hüzün duguları hayata dair gerçekleri çok güzel anlatmış kaleminiz ...MEKANI CENNET OLSUN ANNENİZE RAHMET DİLİYORUMMMM....
Bu şiir ile ilgili 6 tane yorum bulunmakta