Yıkılan bir binanın temel taşlarının çalınışı nasıl umursanıyorsa,
İşte öyle bir gözyaşıydı denize düşen.
Gökyüzü yüzünü ne kadar saklıyorsa o kadar karanlıktı etraf.
Güneşin doğuşu değil sabaha, bin asır geçse varmıyordu firaka.
Dipsiz kuyularda bırakıyordum özlemlerimin miadını,
Ve süresi geçmiş bir vazgeçişi örüp duruyordum üzerime.
Ne yapsam olmuyordu,
Dinle sevdiğim, bu ayrılık saatidir.
Dünya var olalı beri çirkin ve soğuk,
Erken içeceğimiz bir ilaç gibi.
Tadı dudaklarımızda acımsı, buruk.
Bu saatte gözyaşları, yeminler,
Boş bir tesellidir inandığımız.
Devamını Oku
Dünya var olalı beri çirkin ve soğuk,
Erken içeceğimiz bir ilaç gibi.
Tadı dudaklarımızda acımsı, buruk.
Bu saatte gözyaşları, yeminler,
Boş bir tesellidir inandığımız.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta