Anla Şiiri - Yusuf Gülsar

Yusuf Gülsar
47

ŞİİR


3

TAKİPÇİ

Anla

Bir akşam gölgelerin üstüme çöktüğü
Limanların içimde sustuğu gün anla
Yitik dualar gibi semaya yükselip
Küllerimle rüzgâra karıştığım gün anla

Göğsümde unutulmuş şehirlerin yangını
Saçlarımda savrulan küskün sonbahar vardı
Ben her gece içimde başka bir mezar kazıp
Sabaha gözlerimde bin parçayla uyandığım gün anla

Bir kuşun göklerden neden uzak düştüğünü
Kanadını taşlara vurduğu gün anla
Gecenin omzuma bir kefen gibi çöküp
İçimdeki çocukla ağlaştığım gün anla

Çorak dallarla dökülen yaprakların
Bahar gelince neden titreyip solduğunu
Bir derviş sabrıyla beklediğim yolların
Ayak seslerinle parçalandığı gün anla

Bir çınar yaprağı gibi savrulduğumu
Rüzgârın koynunda kaybolduğum gün anla
Geceyi gözlerimde büyütüp sessizce
Kendi içime kapanıp solduğum gün anla

Bir öksüz yağmur gibi düştüğüm sokaklara
Kimsesiz kaldırımları öptüğüm gün anla
Bir ömrü sırtımda kırık bir hilal misali
Sessizce dağlara götürdüğüm gün anla

Denizlerin içimde uğultuyla çağırdığı
Martıların kalbimde yuva kurduğu vakit
Bir eski şarkı gibi dudaklarda titreyip
Hatıralar içinde sustuğum vakit anla

Bir bıçak sessizliği çökerken omzuma
Aynalarda kendimden korktuğum gün anla
Yıldızların göğsümde birer birer sönerek
Karanlığı ruhuma dokuduğu gün anla

Bir mahkum duası gibi gecelere sinip
Sabahı avuçlarımda kırdığım gün anla
Seni son defa içimde taşıyıp sonra
Küllerimi denizlere savurduğum gün anla

Gülüşünün alnımda bir yazgı olduğunu
Sessizce gözlerime baktığın gün anla
Yanmaz, yıkılmaz, yırtılmaz denilen ne varsa
Ellerimde yangınlar taşıdığım gün anla

Yusuf Gülsar
Kayıt Tarihi : 14.05.2026 10:32:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!