Terk edip gideli, halim perişan,
Ne bir rütbe aldım ne de büyük şan.
Sinem paramparça, gönlüm perişan.
Sensiz, Ankara’da, şafak olmuyor,
Ankara, Kızılay, sensiz olmuyor…
Kara bahtım, hiç yüzüme gülmedi.
Dakika, saatler, çile dolmadı.
Felek, çehre asmış, hiç yüz vermedi.
Sensiz, Ankara’da, şafak olmuyor,
Ankara, Kızılay, sensiz olmuyor…
Kara sevdan, şu bahtımı kararttı
Eyüp gibi, gül benzimi sararttı
Yusuf gibi, zindanlarda kararttı
Sensiz, Ankara’da, şafak olmuyor,
Ankara, Kızılay, sensiz olmuyor…
Ne zaman geçiyor ne gün geçiyor,
Gelip geçen kuldan, beni seçiyor
Tırpan almış, parça parça biçiyor
Sensiz, Ankara’da şafak olmuyor,
Ankara, Kızılay, sensiz olmuyor…
Sürgün gönlüm, çilelerle barıştı,
Çağrı miskin, yedi, kırka karıştı.
Sevgi, hoşgörüyle, sabra, alıştı,
Sensiz, Ankara’da şafak olmuyor,
Ankara, Kızılay, sensiz olmuyor…
9 Haziran 2012, Ankara/Erzurum Mahallesi, Cumartesi
Abdullah Çağrı Elgün
Kayıt Tarihi : 9.08.2026 13:56:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!