Ankara Garı'ndayız,
Ayrılmamıza yarım saat var.
Hava buz gibi ve bardaktan bosanırcasına yagmur yagıyor,
Sırılsıklam ıslanıyoruz...
Seninle elele trenin gelmesini bekliyoruz.
Ellerinin sıcaklığı son kez ısıtıyor içimi.
Derken o acı siren sesiyle
o kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…
Devamını Oku
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…



