Sevmezdim ben bu şehri, seni görmeden önce,
Terkedip gidecektim, ben dönmemecesine.
Bilmez idim ben aşkı, seni sevmeden önce,
Ağlarım artık şimdi, hiç gülmemecesine.
* * *
İlk gördüğüm gün var ya, merdivenden çıkarken
Kol kolaydın biriyle, dışarda kar yağarken
Gel; n'olursun, içimde umûdum tükenmeden!
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..
Devamını Oku
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..




bu iş olacak gibi kutlarım Yılmaz bey...
İkinci dörtlükten sonra denebilir artık..
'Bu şehirde sen varsan, o kolundakinden de kurtulursan, ömür boyu bu şehirdeyim..
Ölümsüz bir sevdayla biz oluruz kol kola...'
-Di'li geçmiş zaman ile 'şimdi' arasında fark var diyor şiir.
Şehirle pek arası olmadığından, ya da aradığı sevgiyi/sevdayı bulamadığından şair, tam gitmek üzereyken yakalanmış o aradığına belli..
Kalır mı, gider mi muallakta şimdi.. Bilmediği aşk gelip onu orada bulmuş ya.. O aşkın zamansızlığı mıdır, geçmişte yaşanan acı tecrübelerden midir bilinmez.. Artık gülmeyi unutacağından neredeyse emin..
Bir bakıma 'gidemem artık', gitsem de aşkın hüznü beni bırakmaz der gibi..
Yine etkili bir dörtlüktü. Kutlarım Yılmaz Bey..
Bu şiir ile ilgili 3 tane yorum bulunmakta