Belaya, müsubete ve günaha sabrın kalmadığı yer
Hava bulut bulut, Rüzgar sarhoş, bir şeyler var eksik
Kasvet mi kasvet, bulanık kainat bütün yollar kesik
Sabahın bilmem kaçıncı saati, bir sala; belli ölen var
Ankara; kara kış, muzdarip, ağlamaklı, tarumar.
Kaçıncı saymadım; hatıraları yaktığın, yıktığın yerdeyiz
Balkonda güvercin çırpınıyor kanadı kırık, uçmak derdi
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta