Anadolu Kendini Hak Edene Yâr Olur

Önder Karaçay
3105

ŞİİR


84

TAKİPÇİ

Anadolu Kendini Hak Edene Yâr Olur

Kendimizi geliştirerek toplumsal iyileşmenin önünü açabilir ve gelişmiş bir toplum olabiliriz.

İyileşme ve gelişme kısa bir başlık ile anlatılabilir bir konu mudur? Önce kendimizi geliştirmek sonra toplumun iyileşme ve ve gelişmesine katkıda bulunmayı her insan yapabilir mi?

Genel yararı savunan bir gelişme anlayışının hakim olmadığı zamanlarda bu durum yaşamsal bir gereklilik olarak doğal tınlanım yasasına uygun titreşim uyanış ile yaşama tezahür eder.

Bu durumu bir cümle de yazarak anlatmak o kadar kolay değildir.

Farklı süreç ve niyetlerin ne anlama geldiğini farklılık üreten farkındalık bilinci ile ortaya koymak gerekir.

Farkındalık süreçleri yaşam boyu süren bir oluşumdur.

Bir insan yaşamsal tamamlanma sürecini yaşamı boyunca sürdürür.

Toplumsal süreçlerde art niyetli yozlaşma iyileşme ve gelişme ihtiyacını arttırır.

Sürdürülebilir bir yozlaşma ve kötülük yoktur. Tüm kötülükler sonludur. Sonlu bir varlık olan insan niyeti ile üretilen her kötülüğü üretenler içinde kaçınılmaz bir sonu var.

İşte o sona gelindi.

Oldum ve bitti diye bir durum yoktur. Sonraki aşama veya seviyeye geçer insan.

Gökyüzünde ki gezegenlerin birebir benzerleri her insanın bilinçaltında arketip olarak vardır.

Gezegenlerin hareketleri ve kendi aralarında oluşturdukları açılar insanların dışa dönük bilinçlerine her karakterde farklı açılar ile tesirlerden geçirir.

Yaşadığımız ilginç günlerde işte bir dönemin başlangıcı ve biten bir kötülüğün karanlık çağın sancıları olarak insanlık her niyette bu kıyameti yaşıyor.

Bedel ödemek zamanı geldi.

Bedel ödeyenlerin ödemesi gerekenlerin zamanı doldu.

Daha anlaşılır bir ifade ile dile getirmek gerekir ise bedeli bugüne kadar bedel ödetenler ödemek zorunda kalacaklar.

Başlangıçtan sona kadar her insan bunu yaşayacak hissedecek ve tamamlanma süreci bitecek.

Kimileri için zor zamanlar gibi gelecek kimileri için tam tersine durumlar yaşanacak.

Matematik evrensel sistemin özüdür. İnsan da bu matematik sistematiği içinde öze dönüş (iman) yaptığı her çağda bir süreçten geçer.

İnsanlık tarihinin iyi ve kötünün ne ve kim olduğu konusunda herkesin net fikirlere sahip olduğu oldukça dikkat çekici bir çağda yaşıyoruz ve bir anlamda duygu farkındalığı, düşünce ve eylemlerimiz ile tarih yazıyoruz.

Herkesin niyeti kendi tarihini yazıp geçmişi olarak bitirecek.

Kötüler kötü, iyiler iyi kalacak.

Bu konu da Anadolu tabirleri muhteşem ifadeler kullanır ak koyun kara koyun belli olacak.

Kötülüğün veya karanlık dünyanın güç gösterileri ile korku üreterek varlığını sürdürme çabalarının ne kadar hakikat dışı bir aldatmaca olduğunu insanlık idrak etmek zorunda kalacak.

Geçmişte ve an itibariyle gelişme olarak bilinen çoğu ilerlemenin aslında bir gerileme sebebi olduğu kabak gibi ortada kalacak.

Kapanma ve başlangıç süreci sonucunda kötülük kendi ürettiği geçmişine sahip çıkmaktan kaçacak!

Soykırımcı inkarının, doğal kaynak soyguncusu doğaya ve yaşamın paydaşlarına yaşattığı zulmün sorumlusu değilim dese bile kimseyi ikna edemeyecek.

Doğanın tahrip edilmiş olması sunucu susuzluktan dolayı zorluklar yaşanmaya başladı bile. Bu suçu siyasi oyun gereği seçilmiş bir belediye başkanına kimse atamaz.

Maden ruhsatlarını kim sattı? Anadolu altından kim tarafından oyuldu ve kim izin verdi ise bu suçu onlar işlediler.

Doğanın düzeni bozulunca sular çekilince de susuzluktan başka bir sonuç ortaya çıkmadı.

Anadolu tarihi boyunca böyle bir vahşet hiç yaşamadı.

Karşılığı bir bedeli bu zulmü yapan tüm suçlu ortakları da birlikte ödeyecekler. Öyle ben yaptım oldu diye bir kaçış yok artık.

Doğal kaynak talanı ile her tarafı ayrı bir yar ile yaraya dönüşse bile Anadolu kendini hak edene yâr olur.

Birilerini zengin etmek adına yapılan kötülüğün altında bu kötülüğü yasa, ticaret, siyaset adı altında yapan herkes bu ahlak yoksunu niyetli çabanın altında kalmıştır.

Doğayı yerine doğal yasalar hakikat bilinci devrimi ile koyar. Kötülüğü yapanlara şahsi çıkara satılarak izin verenlere de bedenini en ağır şekilde ödetir.

Yeryüzünde çalıntı hileli ve art niyeti olan her güç bir kez daha işe yaramaz hale gelecek.

Bu bilgilerin yazılmasının bile bir zamanı vardı.

O zaman geldi ve yazılarak açık edildi.

Yarın yaşam ne yazacak veya yazdıracak hakikati yaşatan yüce etik ahlak anlayışı dışında kim bilebilir?

Hakikat tektir. Her çağda tektir. Sonsuza kadar da tek kalacak.

Hakikat ahlakının yeryüzünde ihtiyaç duyulduğu zamanlarda ortaya çıkma durumları farklıdır. Onu hakikat bilincinin kendisi dışında kimse onun bilgisi dışında bilemez.

Hakikati dile getiren hakikatin kendisi değildir. Bunu iddia eden şirke girer ve şirke hizmet eder. Hakikat ehli insanlar birer aracıdır. Görev bilinci olarak gereğini seviyelerine göre yaparlar.

Zulme verilen ders bu çağda beklentisizlik makamından geldi.

Aşırı doyumsuz ve beklentisi doymayan azgın zalimliğe karşı!

Hakikati güneş gibi balçıkla sıvamak üzerine örtü çekerek kapatmak, toplumdan gizlemek mümkün değildir. İmanı tam kemale ermiş insan bunu anlar ve bilir.

Define arar gibi iyi insan arar hale gelinmiş olmanın sebebi insanlığın içinde taşıdığı kötülüğe hizmet etmekten vazgeçme iradesini ortaya çıkarmaya korku üreten zalimlerin tehditlerine boyun eğme eğilimidir.

▪️Önder Karaçay ▪️

Önder Karaçay
Kayıt Tarihi : 19.1.2026 13:50:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!