Hepsi de çeşit çeşit askerdiler,
Irk ırk ve millet millet birer şer'diler.
Renk renk, boy boy ve kilo kilo,
Kirli çizmeli pis yüzlü birer piyadeydiler.
Yanlış üstüne yanlış yaptılar;
Toprağımın canına basıp,
Üstünde de hayasızca gezindiler.
Demokrasi şarkıları söylenmiş
Nice avrupalı meydanlarda,
Hitler'e karşı gibi duran aslı Türk düşmanı,
Çoğu da ırk düşmanı sözde medeniler;
Birden nasıl da sürüler gibi toplanıverdiler!
Silah kuşanırken kara taşlı kışlalarda,
Kinlerini de torbalarına yüklenivermişler…
Sonra geldiler, tıpkı yabani sürüleri,
Bastılar, ezdiler, çok da acı verdiler..
Çivili çizmelerle üstünde gezinip,
Vatan toprağımızın bam telini gerdiler.
Çok uluyup çok soy kırdılarsa da,
Kudurmuş kurt sürüleri gibi Anadolu’da;
Vatan aşığı soylu milletimin,
Özgürlük türküsünü asla kesemediler…
Olmayan çizmelerini sevinçle kuşanıp
Süvari, piyade, kuvay-ı milliye Taburlarımız,
Geçip giderken Ankara’dan İzmir’e doğru,
Ve kovalarken korkakları Mehmetçikler,
Söyleyerek türkü türkü, marş marş üstüne,
Çıplak tabanlarıyla da vatanlarını sevdiler...
Diniverdi o an ulusun bağrındaki sancı,
Vatan sathı önce gelincik tarlası oldu,
Sonra yeşeriverdi Cumhuriyet Devleti;
Ve kapandı yaban çizmelerden açılmış,
Vatanın bağrında ki derin düşman yaraları..
19.01.2004, Ankara
Yalçın Öner
Kayıt Tarihi : 6.03.2007 17:19:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Düşman izmir'den denize dökülesiye kadar, Anadolu'nun bağrındaki sancıyı hissettim, düşmanın yaptıklarını öğrendikçe...




TÜM YORUMLAR (1)