Nedendir bilmem, son günlerde içimde ince bir hüzün var..Sanki ait olmadığım bir toprakta kök salıyorum...Şehir boğuyor beni..Köye gitmek için hazırlık yaptığımız yazları özlüyorum..Bostanların kenarlarında kendiliğinden büyüyen Pembe köy güllerinin kokusu vuruyor ara ara burnuma..Değirmenin önünde çağlayarak akan suyun şırıltısını duyuyorum bazen ..Babannemle kozalak topladığımız çubuklu düzlüğü...Heybeden çıkardığımız kömbenin kokusu.. çobana katmak için damdan çıkardığımız danalarımızın sağa sola koşuşu...Babannemin küçük evde çökelek bastığı tulumun ekşi kokusu...sacdan yeni inmiş köy ekmeğine sarılı tereyağı ve çökeleğin o enfes tadı..Babannemin kıvır kıvır duran kınalı saçı..Köydeki leçekli teyzeler, sekiz köşe kasket takan amcalar..Ve daha neler neler geliyor aklıma... sezen aksun'un "geridön" şarkısı çınlıyor bu ara kulaklarımda...Başımın iki yanında sallanan örüklerimi..Babannemin avuç içlerimi öpüşlerini...Dedemin türkü söyleyerek atını nalladığı söğüdün dibini...Dereden su getirmek için kullandığım çatallarımı...Yürürken gıcırdayan lastik ayakkabılarımı...
Ve daha bir çok şeyi anımsıyorum an be an....
Betonun icadı insanlık tarihine atılmış en büyük kazıkmış bence...Keşke hep doğal kalsaydı herşey...Yetiyordu eskiden insan insana...
Ben çocuk olduğumuz günleri özlüyorum...Yada çok olduğumuz günleri..Ama en çokta Anadoluyu..Evet evet, En çok anadoluyu.
Uçsun bir dem! uçsun buzdan kalbimde.
Hangi yitik güzden kalmış bu yaprak
Bu bahnamede şal.. inmez üstümüzden




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta