Bir gün özlersen...
minik bir çocugun ıslanan yanaklarında an beni.
Kabarırsa özlemin,
yolunu kaybeden sevda yolcusuna sor beni.
Gecenin ay ışığı vururken pencerenden odana,
sazının bozuk akordunda,
içli bir ezgin olarak mırıldan beni.
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




özel güzel vede anlamlı bir şiir okumanın hazzıyla sizi vede eserinizi kutlarım tebrikler..ANT+PUAN 10
Tadı damakta kalan yaz aşkı gibi.
Ben bi kaşık daha alabilir miyim?
Çok güzeldi arkadaşım.. Gönülden kutluyorum bu güzel çalışmanı.. Sağlıcakla ve hep sevgiyle kal.. Halim AKIN 10 PUAN+ANT
ESEN YELDE ANBENİ
SAÇLARINI KIPRDADINCA RÜZGAR
GÜN IŞIĞINDA AN BENİ
YÜZÜNE VURUNCA IŞIKLAR
DENİZLERDE AN BENİ
PARILDAYINCA YAKAMOZLAR
HER NEFES ALDIKCA AN BENİ
SENSİZ YAŞANMAZ AŞKLAR
ÇOK DUYGULU ÖĞRETİCİ ŞİİRİNİZİ KUTLARIM ON ANT
Yaralı Bir Kuş
Yolunmuş kanatları
Sekerek atlıyordu
Yanından arabalar
Çok hızlı geçiyordu
Ben yaklaştım yanına
Görünce beni durdu
Kucağına aldiye
Sanki yalvarıyodu
Titriyordu bedeni
Kanatları düşmüştü
Belliki bütün gece
Dışarda üşümüştü
Alınca kucağıma
Gözünden yaşlar düştü
Kimbilir neler çekmiş
O kuş da ağlıyordu
Sol yanıma götürdüm
Biraz ısınsın diye
Yoksa yem olacaktı
Ya ite yada kediye
Yolumdan etti beni
Döndüm eve geriye
Besleyip büyütürüm
Sevap ederim diye
Içerisi sıcaktı
Onu serbest bıraktım
Uçamadı zavallı
Ona yemek uzattım
Birkaç tane yiyince
Azcık kendine geldi
Akan gözyaşlarını
Kanatlarıyla sildi
Sordum nerden diye
Kafesten kaçtım dedi
Beni hapis edenler
Asla sevmemişler di
Can havliyle kaçtım ben
Sandım ecelim geldi
Sakla beni ne olur
Kimse beni sevmedi
O gün işe geç kaldım
Eve biraz geç geldim
Kapıyı açıncada
Onu karşımda gördüm
Bir başka olmuş sanki
Kanatlanıp uçuyor
Beni gördü göreli
Ötüşüp de coşuyor
Gelip kondu göğsüme
Ilk ısındığı yere
En niheyet te kuş ya
Unutmadı bir kere
Yıllar vardır o kuşla
Ben iyi dostluk kurdum
Onun adını ise ALMİRA
Diye koydum.
SENİN GİBİ DOST VARKEN
Senin gibi dost varken düşmana gerek varmı.
Söylermisin seninle aşkımız bu kadar mı.
Yakıp yıkmışsın senle geçen anılarımı
Söyle bana sen varken düşmana gerek varmı?
Bana hayatım derdin hep yanında isterdin
Senden başka Kimseye şu kalbimi vermedim
Söz de sende bu beni canın kadar severdin
Şimdi neler değişti sende aşk bu kadar mı?
Yıkıldı gönül tahtım viran oldu dağıldı.
Söylermisin vefasız kahr’edecek ne vardı
Eridi gözüm Nur’u benzim soldu sarardı
Meraklandım bu sefer sende insanlık var mı
Kimler zehir kattılar dermisin hayatıma.
Sebep neler oldu da son verdin yaşantıma
Bir şikayetim olur bak o da yüce TANRIMA
Bu alemde sen gibi acaba mahluk varmı.
Para pul Adam etmez bilesin derim sana.
Herşey gelir de geçer insan kalır insana.
Sen Adem’den mi geldin inanamam ben sana.
İnsan olan insana böylesini yapar mı?
Sevin bir birinizi diye söyler Dört Kitap.
Sen hangisiyle acaba oluyorsun muhatap.
Gece gündüz düşüncen başa örmeğe çorap.
ESEN YELDE ANBENİ
SAÇLARINI KIPRDADINCA RÜZGAR
GÜN IŞIĞINDA AN BENİ
YÜZÜNE VURUNCA IŞIKLAR
DENİZLERDE AN BENİ
PARILDAYINCA YAKAMOZLAR
HER NEFES ALDIKCA AN BENİ
SENSİZ YAŞANMAZ AŞKLAR
ÇOK DUYGULU ÖĞRETİCİ ŞİİRİNİZİ KUTLARIM ON ANT
Yaralı Bir Kuş
Yolunmuş kanatları
Sekerek atlıyordu
Yanından arabalar
Çok hızlı geçiyordu
Ben yaklaştım yanına
Görünce beni durdu
Kucağına aldiye
Sanki yalvarıyodu
Titriyordu bedeni
Kanatları düşmüştü
Belliki bütün gece
Dışarda üşümüştü
Alınca kucağıma
Gözünden yaşlar düştü
Kimbilir neler çekmiş
O kuş da ağlıyordu
Sol yanıma götürdüm
Biraz ısınsın diye
Yoksa yem olacaktı
Ya ite yada kediye
Yolumdan etti beni
Döndüm eve geriye
Besleyip büyütürüm
Sevap ederim diye
Içerisi sıcaktı
Onu serbest bıraktım
Uçamadı zavallı
Ona yemek uzattım
Birkaç tane yiyince
Azcık kendine geldi
Akan gözyaşlarını
Kanatlarıyla sildi
Sordum nerden diye
Kafesten kaçtım dedi
Beni hapis edenler
Asla sevmemişler di
Can havliyle kaçtım ben
Sandım ecelim geldi
Sakla beni ne olur
Kimse beni sevmedi
O gün işe geç kaldım
Eve biraz geç geldim
Kapıyı açıncada
Onu karşımda gördüm
Bir başka olmuş sanki
Kanatlanıp uçuyor
Beni gördü göreli
Ötüşüp de coşuyor
Gelip kondu göğsüme
Ilk ısındığı yere
En niheyet te kuş ya
Unutmadı bir kere
Yıllar vardır o kuşla
Ben iyi dostluk kurdum
Onun adını ise ALMİRA
Diye koydum.
SENİN GİBİ DOST VARKEN
Senin gibi dost varken düşmana gerek varmı.
Söylermisin seninle aşkımız bu kadar mı.
Yakıp yıkmışsın senle geçen anılarımı
Söyle bana sen varken düşmana gerek varmı?
Bana hayatım derdin hep yanında isterdin
Senden başka Kimseye şu kalbimi vermedim
Söz de sende bu beni canın kadar severdin
Şimdi neler değişti sende aşk bu kadar mı?
Yıkıldı gönül tahtım viran oldu dağıldı.
Söylermisin vefasız kahr’edecek ne vardı
Eridi gözüm Nur’u benzim soldu sarardı
Meraklandım bu sefer sende insanlık var mı
Kimler zehir kattılar dermisin hayatıma.
Sebep neler oldu da son verdin yaşantıma
Bir şikayetim olur bak o da yüce TANRIMA
Bu alemde sen gibi acaba mahluk varmı.
Para pul Adam etmez bilesin derim sana.
Herşey gelir de geçer insan kalır insana.
Sen Adem’den mi geldin inanamam ben sana.
İnsan olan insana böylesini yapar mı?
Sevin bir birinizi diye söyler Dört Kitap.
Sen hangisiyle acaba oluyorsun muhatap.
Gece gündüz düşüncen başa örmeğe çorap.
Biraz da aynaya bak orada insan varmı?
Yaralı Bir Kuş
Yolunmuş kanatları
Sekerek atlıyordu
Yanından arabalar
Çok hızlı geçiyordu
Ben yaklaştım yanına
Görünce beni durdu
Kucağına aldiye
Sanki yalvarıyodu
Titriyordu bedeni
Kanatları düşmüştü
Belliki bütün gece
Dışarda üşümüştü
Alınca kucağıma
Gözünden yaşlar düştü
Kimbilir neler çekmiş
O kuş da ağlıyordu
Sol yanıma götürdüm
Biraz ısınsın diye
Yoksa yem olacaktı
Ya ite yada kediye
Yolumdan etti beni
Döndüm eve geriye
Besleyip büyütürüm
Sevap ederim diye
Içerisi sıcaktı
Onu serbest bıraktım
Uçamadı zavallı
Ona yemek uzattım
Birkaç tane yiyince
Azcık kendine geldi
Akan gözyaşlarını
Kanatlarıyla sildi
Sordum nerden diye
Kafesten kaçtım dedi
Beni hapis edenler
Asla sevmemişler di
Can havliyle kaçtım ben
Sandım ecelim geldi
Sakla beni ne olur
Kimse beni sevmedi
O gün işe geç kaldım
Eve biraz geç geldim
Kapıyı açıncada
Onu karşımda gördüm
Bir başka olmuş sanki
Kanatlanıp uçuyor
Beni gördü göreli
Ötüşüp de coşuyor
Gelip kondu göğsüme
Ilk ısındığı yere
En niheyet te kuş ya
Unutmadı bir kere
Yıllar vardır o kuşla
Ben iyi dostluk kurdum
Onun adını ise ALMİRA
Diye koydum.
SENİN GİBİ DOST VARKEN
Senin gibi dost varken düşmana gerek varmı.
Söylermisin seninle aşkımız bu kadar mı.
Yakıp yıkmışsın senle geçen anılarımı
Söyle bana sen varken düşmana gerek varmı?
Bana hayatım derdin hep yanında isterdin
Senden başka Kimseye şu kalbimi vermedim
Söz de sende bu beni canın kadar severdin
Şimdi neler değişti sende aşk bu kadar mı?
Yıkıldı gönül tahtım viran oldu dağıldı.
Söylermisin vefasız kahr’edecek ne vardı
Eridi gözüm Nur’u benzim soldu sarardı
Meraklandım bu sefer sende insanlık var mı
Kimler zehir kattılar dermisin hayatıma.
Sebep neler oldu da son verdin yaşantıma
Bir şikayetim olur bak o da yüce TANRIMA
Bu alemde sen gibi acaba mahluk varmı.
Para pul Adam etmez bilesin derim sana.
Herşey gelir de geçer insan kalır insana.
Sen Adem’den mi geldin inanamam ben sana.
İnsan olan insana böylesini yapar mı?
Sevin bir birinizi diye söyler Dört Kitap.
Sen hangisiyle acaba oluyorsun muhatap.
Gece gündüz düşüncen başa örmeğe çorap.
Biraz da aynaya bak orada insan varmı?
her yerde,her an bul beni....der gibi....kutlarım kalemi...
Bağırsam neye yarar, nasılsa duymazlar
Ben bir kömür ocağının onulmaz göçüğüyüm; içimde cesetler ve daha ölmemişler var...
'M. Altıok'
*
''Sevgili;
..bu ne ezadır, eyy!..''
/
Yüreğinize sağlık çok güzeldi
saygılar kaleminize
Kabarırsa özlemin,
yolunu kaybeden sevda yolcusuna sor beni.
Gecenin ay ışığı vururken pencerenden odana,
sazının bozuk akordunda,
içli bir ezgin olarak mırıldan beni...ne kadar da bati edebiyatindan türk edebiyatina yüzyili askin önce gecse de lirik siirler ve duygu dolu türk insaninin yüreginde harmanlanisi ruhlara haz veriyor...
sevgili Nazlı Akın ak durmadan sen sevgi ile böyle...
Bu şiir ile ilgili 13 tane yorum bulunmakta