Alvarlı Aşık Reyhani (Devam-41)

İsmet Barlıoğlu
1529

ŞİİR


6

TAKİPÇİ

Alvarlı Aşık Reyhani (Devam-41)

41*
Dinle benim feryadımı, zarımı,
Acep sevdiceğim sende mi dağlar?
Yitirdim karalar giymiş yarimi,
Gösterme bu yeşil endamı dağlar.

Eteğin sis-duman, başın beyaz kar,
Sana melül-mahzun bakar ovalar,
Leyla ‘yla Mecnun ‘a garezin mi var?
Senin bu sitemin günde mi dağlar?

Bahtiyar aşıklar sende gezerler,
Çiçekler toplayıp halhal dizerler,
Reyhan ‘ın gözyaşı sisli gözeler,
Kabahat sende mi, bende mi dağlar?
--------------------------------
41* Dinle benim çığlıklarımı, iniltilerimi, acaba sevgilim senin ardında mıdır? Ben karalar giymiş olan o yari yitirmişim, sen bana neden bu yemyeşil boyunu-bosunu gösteriyorsun? Eteğin sisler-dumanlar içinde ve başına karlar yağmış, ovalar sana üzgün üzgün bakıyorlar, senin Leyla ‘yla Mecnun ‘la bir alıp veremeyeceğin mi var, yoksa bu iğnelemelerin, dalgınlıkların alışkanlığından mıdır? Mutlu aşıklar sende nasıl da gezerler, bileklerine bilezik yapmak için nasıl da çiçekler toplarlar. Sendeki bu sisli gözeler göze-möze değildir, Reyhan ‘ın sisler içindeki gözyaşlarıdır. Acaba, sen mi bana yollar vermiyorsun, yoksa, ben mi varıp senin üstünden aşarak yare gidemiyorum?
Önceden de elirttiğimiz gibi ‘Dağlar’ sözcüğü burada çoğul olduğu halde, hitaplar yani ona seslenmeler tekildir. Yani kullanılması gereken ikinci çoğul kişi yerine ikinci tekil kişi kullanılmaktadır. Ve bu tüm Halk Aşıkları ‘nda böyledir. Halk Ozanları, büyük çoğunlukla dağları karşılarına alır, onları acımasız gösteren sözler söylerler. Zira; dağlar yücedir, dağlar kolay yol vermeyen engellerdir ve dağlar sevenler arasına giren karadikenler, karaçalılar gibidir. Durum, Karacaoğlan ‘dan Yunus Emre ‘ye kadar aynidir; ‘Harami gibi yoluma, Aykırı iken karlı dağ, Ben yarimi gözetirim, Beni bunda eyler misin? ’
Şiir bir hece şiiridir. 11 ‘lik hecedir. Durakları bazen 6+5, bazen 4+4+3 ‘tür. Örgüsü öncekiler gibidir.
Şiirin sözlüğü aşağıdadır:
‘Zar-Ağlama, inleme’, ‘Endam-Görünüş, Boy-Bos’, ‘Garez-Kin, alıp verememezlik’, ‘Bahtiyar-Mutlu’, ‘Halhal-Bilezik’.

T
42*
Öyle bir güzele aşık oldum ki;
Niyazı bir çeşit, nazı bir çeşit.
Cihanda ararken canda buldum ki;
Bakışı bir çeşit, yüzü bir çeşit.

O atlı misali, ben kaldım yaya,
Benzettim yüzünü hüsn-ü Leyla ‘ya,
Düşürdü yolumu kızgın sahraya,
Kaçışı bir çeşit, izi bir çeşit.

Cemali aleme mahitab olmuş,
Hicabı yüzüne bir likab olmuş,
O ilm-i hikmette bir kitap olmuş,
Kalemler bir çeşit, yazı bir çeşit.

Reyhani düşmüştür bin ah u zare,
Çünkü; aşık oldu öyle bir yare,
İlacı bulunmaz, bu nasıl yare?
Lezzet binbir çeşit, sızı bir çeşit.
----------------------------------
42* Öyle bir güzele sevdalandım ki; dileği bir türlü, nazı bir türlü. Düz-dünyada ararken bir de canımda buldum ki; bakışı bir türlü, yüzü bir türlü. O bir atlı gibidir, ben ardında yayayım. Yüzünü Leyla ‘nın güzelliğine benzettim. Yolumu kalktı da kızgın çöllere uğrattı. Kaçışı bir türlü, izi bir türlü. Yüzü bu evrene ay, utancı yüzüne perde ve kendisi felsefe biliminin bir kitabı olmuş; kalemi bir türlü, yazısı bir türlü. Reyhani binbir ağlamaya-inlemeye düşmüştür. Zira; işte öylesine bir yare sevdalıdır. Bu nasıl bir yaradır ki; arasan; ilacını bile bulamazsın. Sızısı tek bir türlü ama tadı binbir türlü.
Şiir 6+5 duraklı, 11 ‘lik bir hece şiiridir ve durakları yerli yerindedir. Örgüsü öncekiler gibidir. Sözlük durumu şöyledir: ‘Niyaz-Dilek, istek, dua’, ‘Cihan-Dünya’, ‘Can-Yürek’, ‘Hüsn-Güzellik’, ‘Sahra-Çöl’, ‘Cemal-Yüz’, ‘Alem-Evren’, ‘Mahitab-Ay’, ‘Hicap-Utanç, ar’, ‘Likab-Perde, peçe’, ‘İlm-i Hikmet-Felsefe bilimi’, ‘Ah u Zar- Ağlayıp inlemek’, ‘Lezzet-Tad’, ‘Çeşit-Tür, türlü’.

(ALVARLI AŞIK REYHANİ isimli Araştırma-İnceleme 'lerinden > 164-167/201)
(Devam edecek...)

İsmet Barlıoğlu
Kayıt Tarihi : 9.2.2005 09:40:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!

İsmet Barlıoğlu