ALTIN DAMLALI TERİYLE GELDİ KUTLU MİSAFİR, BAHAR VE ÇOCUKLUĞUMA
#fatma doğan
Bir kadri kıymetli yadigar gün çıkageldi kozmik seferinden, çaldı kapımızı bugün.
Kanatlı kapının eşiğinde belirdi, azametli duruşuyla Şehr-i Ramazan
İlahi aşk sızıyordu silüetinden, şavkıyordu akik gözlerinden af ve mağfiret
Ben geldim der gibiydi ,alnında altın damlalı teriyle, kutlu misafir
Ben geldim dirilin haydi, kalkın düştüğünüz yerden
uyanın şiirsiz ve gergiye gerilmiş karanlık gecelerden
Kahırgamdı ,yalnızdı kalabalıklar içinde insanlık,
daraldıkça daraldı yüreği darında,
sıktıkça sıktı belini günahkar nedamet kemeri
Nihayet, göz kırptı haylaz nisan yağmurlarına bürünmüş merhamet
halaya durmanın arefesinde elinde mendiliyle bekliyorken cilvenaz bahar
belkide ilk kez sıcacık gülümseyecekti kim bilir böylesine içten buz mavisi gözlerimiz
/
buyur ettim,
Esenlik saça saça attı adımlarını eşikten, hoş beş eder gibi rayihalar yayılıyordu ılık nefesinden
savurdu elinde avucunda ne kadar zil varsa dünyanın sürünen püsküllü eteklerine
oturdu başköşeye bir pencere önünde bağdaşı kurdu kocaman ,alemi köşe bucak kaplayan
kimbilir ne hatıralar geçti gözlerinden seyrüseferlerle kalü beladan bu güne
terennüm etmedi, fısıldamadı dahi tek birkelam tek bir şiir
sükut ve sükunet getirmişti belliki heybesinde
Sessizdik ikimizde,
dinginleşti sanki arz ve semavat ,durdu nefes nefese koşan kozmik zaman.
Bir an Dışarı ilişti gözüm hayal perdesi kalkınca penceremden ,
Çocukların sürdüğü şekerli el izleri duruyordu camlarda, gerçekti ve yapış yapış yapışmıştı hayata o minik eller.
kozalağa durmuş çınarın taptaze dallarında da mıh gibi tutunmuş buldum, kaçgın umutları
dalların kulağından sallanıyordu küpeler misali binlercesi tomurcuklanmış
el ele kol kola damlalar iniyordu peyderpey, kana kana rahmet deryasının sütünden emmiş
Arz ikramlarını sunuyordu zümrüt tepsisinde arzı endam ede ede çiçekli fistanıyla
Şehri ramazan oturuyordu yanı başımda olanca heybetiyle sedire bağdaş kurmuş,
bir nisan arefesinde çıkıp gelmişti ,
kararan bahtıma aydınlık gülüşü değdiren bahar
bu sabah çıkıp gelmişti kapıma ,alemin yüreğine sekine salan kutlu misafir
/
Bayramın altın damlalı neşvesi düştü bu sabah, saba yeliyle gönlümüze,
Ta çocukluğumuzdan kalma çok tanıdık, çok bildik, bir neşe ve sevinç
Sokaklara taşıyor aşina olduğumuz rahmet iklimi
insanlıktan nasibini almış çocuklar geziniyor ortalıkta ,bayramlık entarileri ile
beyazdan daha beyaz yüzleri, yürekleri saf ve temiz .
Bayram şekeri tadında gülüşler cıvıldaşıyor sağımda solumda kıkır kıkır
biranda toprağa kavuşan yağmur gibi kokuyor kokladıkça küçücük avuçları
bayram yağıyor yüreğimize, çisil çisil,
çocukluğum düşüyor zihnimin hayal meyal sokaklarına ,
kocamış adamlığıma rağmen,
Bayram şekeri tadında gülüşlerim geçiyor aklımın yanı başından
iskarpin pabuçlarıya.
çocukluğum tıklatıyor kapımı minik elleri ile bu bayram
ben açıyorum ona kapıyı en sevdiğim misafir gelmiş gibi
/
bayram yağıyor yağmurla bir dünyanın yüreğine ,
şefkati dokunuyor yüzüne ,usulca damlaların
bayramlığını giydirip, çocukluğunun elinden tutuyor,
çarçabuk büyüyekalan adamlar,
bir avuç leblebi, birkaç fıstıklı lokum ,
biraz da harçlığın tattırdığı kadar aslında mutluluğun tarifi
penceremden yüzüme vuran güneş kadar sıcak,
şakır şakır yağan yağmur kadar temiz , candan
camdan süzülen anılar kadar yakın ama erişilmez,
belki de hiç tarifsiz.
masada duran horozlu şekerde kaldı kim bilir düşler,
genzimi yakan kolonyanın kokusunda dostluk,
şerbeti süzülen baklavada ağzımızın tadı,
belki taze yudumlanmış kahvede saklandı kırk yıllık hatır
bayram yağıyor yüreğime , şefkati dokunuyor Rabbimin gönlümüze huzur akıyor sıcacık ,
Ah nasılda anılar bastı nisan yağmurlarıyla, gönlümü
caddelerden akıyor çocukluğum,
Rahmet açtı gökkuşağının tebessümünden gökyüzünde
Nisanla baharın düğünü var bu bayram,
Bir yanımdan Bayram şekeri tadında gülüşler geçiyor düğün alayı ile
Bir yanımda Şehri ramazan oturuyor olanca heybetiyle aleme bağdaş kurmuş,
Gökten bayram yağıyor yağmurla bir alemin yüreğine
Gökten bayram iniyor ağır ağır yağmurla bir çocuk yüreğime.
Kapımı çaldı bu sabah , yeşil gözlü bahar, elleri şekerden yapış yapış çocukluğum ve alnından altın terler damlayan kutlu misafir
(FATMA DOĞAN 03.04.2025/TURHAL)
Kayıt Tarihi : 4.4.2025 19:11:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!