Anne,
Alsa beni
adını bilmediğim kuşlar götürse.
yokluğunda şu zaman
kovalanmaktan yüreği pır pır
titreyen acemi bir serçe.
sırça sarayımın içinde ben
bensiz kaldım sen gidince.
demiştim.
söyle seni götüren kuşa
beni de götürsün bir daha gelince
bahar
ekşi erik tadında bu dem
gölgeler bir uzayıp bir kısalmakta
rüzgar arada bir haşin koluyla
ıslak ağaçları sallamakta
yapraklar hep birlikte
kol kola
rüzgarın önünde uçuşmakta.
Anne
alsa beni
adını bilmediğim kuşlar götürse
çobanaldatan, gök ardıç, üveyikkuşu.
sürüler halinde kaplasa göğü
yakut başlı bir anka
okusa yıldırımlar kaplı sesiyle
eskimeyen öğüdü.
yokluğun böylece hiç görünmese
leylekler havada dönüyor nice
an hasret vaktidir, grub kızardı
birazdan
ince bir tül gibi örtecek gece
annesizliğimin üstünü şefkatlice
titrek mumların gölgesi dibinde
canlanıyor solgun renksiz resimler.
sabahtan akşama bitiyor heves
bir ispinoz acı acı öterde
katamaz ruhuna bir soluk nefes.
Anne
alsa beni adını bilmediğim kuşlar götürse
öyle ki,
yerde gölge, dağda rüzgar sevinse
yoksun
dileğim bundan böyle şudur ki:
Alsa beni de
adını bilmediğim kuşlar
adını bilmediğim bir yerlere götürse.
Kayıt Tarihi : 6.4.2007 18:17:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Selamlar.
İsmailoğlu Mustafa YILMAZ
dağılır gider sen olmayınca hayat..
selamlar..
TÜM YORUMLAR (2)