Yitik bir ülkenin kayıp bir şehrindeyim
Her yer bina,her yer duvar ve beton
Çatı kenarları,duvar üstleri elektrik trafoları
Konar göçerim bir kalabalıklar yalnızlığında
Pencereler,dükkanlar,camekanlar
Parlak ve ışıklı tabelalar görürüm
Karanlık gecelerde
Ormanın müziğini dinledim
Rüzgarın çıkardığı sesi,çalılardaki çıtırtıları
Dalların bir ağaç gövdesine dokunuşunu
En güzel sesleri aradım
Şimdi ormandan bir Stradivarius elimdeki
Nasıl korkuttular beni bilemezsiniz
Aklım çıktı şiir yazmaktan
Bu cehennem talanı yıldırdı beni
Yorgun düştüm başkaldıran dizelere kalem tutmaktan
Umacı akbabalar var şimdi kabuslarımda
Her uyanışımda beni yazmaya kamçılayan
Tavan arasında gördüğüm baltacının kıyamı
Çatıyı tutan tomruk ve kalaslar,tahta kirişler
İçinde gelişigüzel yığılmış ahşap eşyalar
Masa,iskemleler,tahta dolap ve beşik
Nasılda suspus olmuşlar,konuşmuyorlar artık
Oysa korosuydu bir zamanlar yemyeşil ormanın
Miskin tüner körü körüne
Oysa ben bakarım ağaçlara, dallara ve yapraklara
Her yöne çeviririm başımı
Gerçek çırılçıplak düşsün diye ortalıklara
Göç yolunun tam üstündeyim
Önce turnalar geçti ardından leylekler
Balıkçıllar,pelikanlar ve kazlar peşi sıra
Sonra tüm kuşlara aykırı göç eden iki baykuş gördüm
Yorgun, zayıf belkide çelimsiz diler
Yanlarına gidip uyardım
Gözleri masmavi çakmak çakmaktı
Dedi ki ''kudretsiz beyinler,zayıf gözler gerçeği göremezler''
O yüzden geceye dikkat kesilir Baykuşların gözleri
''Uyuyan halklar ya ölür,yada köle olarak kalır'' dedi
O yüzden karanlık gecelerde her daim uyanıktır Baykuşlar
''Özgürlük olmayan yerde ölüm ve yıkılış vardır''
Öyle parlak ki güneş
İçim öyle parlak, umut dolu
Bana hayal kurduran şeyler nasıl da güzel
Güneşin dağınık saçları dökülüyor üstüme
Yaz gecelerinin mehtaplı ayları doğuyor
Yıldız tozu yağıyor üstüme,daha bir parlıyorum
Elma ağaçlarının yaprakları arasında tatlı sulu yeşil bir elma
Karşısında duruyor ve bakıyorum şimdi o elmanın
Yeşil şeylerin büyüyen tatlı sulu kokusu geliyor gagama
Altımızda yine yemyeşil çimenler
Etrafımızda örgüden yeşil yapraklar
Huzur ve uyku aklımdaki, içim yemyeşil
Gün kiremit çatılarda soldu
Hiç baktın mı aynalara ?
Zaman nasıl da akıp gitti
Hızla geçen bir martının gölgesi gibi
Soğuyor dünya yavaş yavaş
Koyu kırmızı kiremitler soluk bir turuncu şimdi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!