Sen dalarken gecenin dibinde, hançeri arkasında saklı kollarda uykuya
Ben düşeceğim dallardan zamansız dökülen yapraklar gibi,
Gün ışırken pencerenin önünde gögüs gerdiğinde yeni bir güne
Yine sabahlamış olacağım kimbilir hangi kuytu köşede
Yüreği paslı insanlara, yalan dolu sevdalara alışık yüreğin,
Alışık gözlerin ihanet yatağı gözlere
Sıradan olacak senin için herşey, alışılmış ve basit
Anlat bize yürüyüşün güzelliğini
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını
Devamını Oku
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını