Kader ağını örmüş üzerime
Yoğrulmuşum saman ve çöplerle
Toz toprak benim hamurum
Ekmek aş yerim nasırlı ellerle
İşlerim toprağı alırım mahsulü
Adını Karatay Kervansarayından almış
Bu isim Anadolu Selçuklularından kalmış
Yol boyunca taştan evleri sıralanmış
Bozkırın ortasında kalan köyüm
Köyümün ortasından Malatya yolu geçer
Ey Türk gençliği
Anlamını bilmediğin yazıları üzerinde taşıma
Kültürünü yok ederler kalırsın tek başına
Türk Milletinin milli manevi değerleri var
Bir tarafta fıtratında adalet duygusu
Öbür tarafta çürüyen toplum yargısı
Fıtratına mı dayansın topluma mı güvensin
Ortada bırakıyor kayıp ederim korkusu
Budur insanlığın çatışma alanı
Dinini kitabından
Dilini kökeninden
Milletini kültüründen
Malını helalinden
Uzaklaştırırsan
Kutsalların buharlaşır
Tahtını kin ve nefret üzerine kuranlar
İfadelerinde nefret kusanlar
Şimdi seni alkışlayanlar
Bir gün idam sehbasına asarlar
Tarihin tozlu sayfalarında kalırsın
İnsanların gençlik çağlarında
İstek ve arzular tavan yapar
Yeterliliğine bakmadan nefsine tapar
İyi eğitilmezse gayri meşru yola sapar
Madden manen çöküşünü hazırlar
Büyüsü bitmiş restorasyoncular
Kutsalların mitini yeniden sahnelediler
Gözü ruhu doymayan maddeciler
Şekil ve biçim değiştirerek
Manevi açlığını gidermek için
Benliğindeki anlayışı ortaya sürdüler
Menfaat sandalyeye benzer
Başında taşırsan küçülürsün
Ayağının altına alırsan büyürsün
Koltuklarının altında ezilenler
O koltuklar millete hizmet için var
İnsanları diğer canlılardan ayıran iki özelik var
Biri şekille, diğeri sözle düşünme
İkisinde de hayata bağlanmayı arar
Şekilsiz söz, sözsüz şekil anlatılamaz
Matematiksiz şiir, şiirsiz matematik olmaz




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!