Haber saldım martılarla
Her limandaki aynı sevgilime
Ve her şehrin aynı en güzeline
Aynı umut,
Ve aynı gözyaşlarıyla kavuşmaya
Belki birgün,
Yoksa bir zeytin tanesi miydi?
Beni görmeyen ve
Şimdi uzakta olan gözlerin
Bu defa, bu defa bir bira sığdıramadım
Kısa park gezintime
Ve sen, ve buna rağmen sen
Sen sevmesen de olur
Gülüşünü esirgeme yeter
Esriklik bana kalsın
Yağmurda saçak bulmuş gibi
kanayan yaraya ilaç
Ağlayan bebeğe süt gibi...
Bir cam-ı mey-i şaraba sattık seni ey gönül
Mey bahane asl senden razı değildik biz gönül
Cihanı göredur meşk meclisi sanırsın amma
Koy teraziye bak dirhem etmez rızasız gönül
gözü görmez aşklardadır
bir yanım uçurum
her teli mi bin ömre bedeldi
yoksa bin ömür mü adamıştı kendini
şimdi pamuk yumuşaklığı kaldırmaz
nasır tutar her yürek
Bir deli divaneyim
Kavruk çöllerde
Alabildiğine ıssız...
Ve sen aradığım şeysin gönüllerde
Ve sen bulamadığım her şey
Bulupta doyamadığım tek şey
Gidersin halini bilmeden nicedir Garip Ali
Zülfünü gördü bil ki boşuna sevmedi seni
Aşığım istidadımdan yana gamım yoktur
Kan ağlar gözlerim anlarsam unuttun beni
Aşkın bağrımı deler derbederdir bu fakir
Sanma ki bu derd-i nimet-i aşk tez düzelir
Hakiri yormayasın zülf-i perişanından bitaptır
Kürre-i Arzda serv-i hıramanından bir garip uşşaktır
Anladım ki hayat bir hazan ve kuru yaprak imiş
Anladım ki hayat heyhat bir kadeh içki değilmiş
Gönül bir dem sürer bir zevk ü safa i aşk ararsa
Anladım ki aşık demde zevk ü safada değilmiş




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!