Bulutları indirmişsin gözlerine
Ama yağmur değil,
Kan yağdı sessizce
Sen ağladın dün gece,
Ben de lânet okudum her şeye
İster anıldı bil rahatla,
Yüce Mevla’yı,
İster okundu bil öp başına koy,
Hazreti Kur-an’ı
Yazık! Cehenneme çevirdik,
Şu güzel dünyayı,
Sınırlarını aştım sensizliğin…
İlmek ilmek ördüm mutluluğu…
Ölüm hevesi sardı yine yokluğunla…
Ölüm döşeğindeyim… müebbet…
Uğurladım efkârını iç çekişimin…
Diz çöker yalnızlığım
Eyvahlı yokluğunda
Bahar gelmeden açsın
Sonu solmak
Sonu gizli yokluğunda
Güler gibi ağlamak
Gözlerin kehribar mı safirden mi
Bakar boncuk boncuk hasretim Leyla
Ay gözlerinden hiç etkilenmez mi
Utanır doğmaya vurgunum Leyla
Leyla bir gecedir asilden öte
Ağıtlar yaksam bakmaz mısın bre
Bu ağıta türkü yakmaz mısın bre
İnsaf sende hiç mi kalmadı
İnsanlık sana nasip değil mi bre
Ben ölsem kalır sanma sende ahım
Gözlerim dalar bilinmeze
Unuttum özlemini varlığının
Uçurum kenarındayken yüreğim
Hayal meyal gelirsin aklıma
Gözlerin kahverengi miydi senin?
Saçların dalgalı deniz miydi?
Sevilenler hiç sevmemekte,
Garipler nedense hiç istenmemekte,
Olur ya bir gün,
Kararlıysan garibe dönmekte,
Bil ki evde, mutfakta,
Dört duvar arasında seni beklemekte!
heyhat ki ne heyhat...
geçen ömür neye kar eder bilinmez
deli gönül aptallık,
deli gönül hunharlık peşinde
boş vermiş ağıtlar üstünde tüter
ağır suskun solmuş baca gibi
Mezar taşları diktim gözlerime
Zoraki...
Kan şekeri düşmüş sevdaların
Gök gürültüsü başladı
Arkası sağanak...
Sen yoksun ya,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!