Koca dünya, sende yaşlandın benim gibi
Kavanoz dipli sin, güvenilmez ipli sin.
Kalmamış sende hayat
Küflenmiş olmuş bayat,
Çok geç farkında oldum heyhat,
Gene akşam oldu söndü ışığım,
Kırıldı ümidim, kolum, kanadım.
Bir dalalı sevdim taptım aşığım,
Kırıldı direğim kolum, kanadım.
Güneşim doğmuyor gece yoldaşım,
Bahar geldi gene gönül kaynıyor,
Halim bilmezine kurban olduğum.
Yar mendili almış başta oynuyor,
Beni koymazına kurban olduğum.
Sözü etkiliyor olgun efendi,
Yeter artık, yeter el çek yakamdan,
O yakayı çeke, çeke, alırım.
Anlamazsın insanlıktan şakamdan,
Bileğini büke, büke, alırım.
Asırlar yedirdin kuru soğandan,
Yokuşlara sular akmaz kendinden,
Suyun rotası ki yolu akışa.
Eğer bağlamazsa bir güç bendinden,
Suyun rotası ki yönü inişe.
Tanrı tabiatı düzenli kurmuş,
Suçum nedir hele söyle,
De ki öyle, veya böyle,
Gel şehirli m bende köyle,
Kusursuzluk hangimizde?
Kim yarattı bunca bela?
Karlar erimez kuytuda,
Ben demedim babam dedi.
Para, birikir pintide,
Ben demedim babam dedi.
Adam adama yük olmaz,
Bir halden anlayan bulurum derken,
Yaş geldi dayandı haberin var mı?
Ha bu, gün ha yarın son geldi erken,
Gönül geç uyandı haberin var mı?
Zaman, boşa geçti imkanım varken,
Gurbet benle ben gurbetle nikahlı,
Boşanmak isterim gurbet boşanmaz.
Ben, benimle kafam ile davalı,
Yaşamak isterim gurbet yaşanmaz.
Ana, baba, abla, ne de tek abi,
Köle çalıştırdın takat koymadın,
Böyle miydi akit şarta uymadın,
Yalvardım yakardım beni duymadın,
Kinle nefret ile bakarım yakın.
Bir deli değildim sorun hekime,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!