Asildir Anadolu vatandaşı
O dur cumhurun başı
Hiçbir güç koyamaz bize karşı
Var olsun halkımız, dalgalansın bayrağımız.
**
Engellendi köprü – havaalanı
Baharda Uvacık Yaylası’na geçsem
Otunu yoncalarını biçsem
Ayrı ayrı pınarlarından suyunu içsem
Özledim Uvacık Yaylası seni
Uvacık Yaylası Bozburun’a bakar
Yükseğinden ayrı ayrı pınarlar çıkar
Yavşanı,kekik otu ne de güzel kokar
Özledim Uvacık Yaylası seni
Güzelsin Uvacık sana doyamadım
Üzerinde çok koştum oynadım
Gurbetteyim kaç yıldır seni görmedim
Özledim Uvacık Yaylası seni
Kavalanı’ndan Ardıç’a çıksam
Ecdadımın ayak izine baksam
Eski çarıklarını bulup coşsam
Özledim Uvacık Yaylası seni
Yeşile bürünmüş dağları, çam ağacı
Orada oturur gardaş ve bacı
Benim gönlümün ilacı
Karabük’tür köyüm benim!
**
Köprülü Kanyon’un suyu dalga dalga akar
Yine hüzünlendi gönlüm ah yaş
Ne çorba oldum ne de aş
Güvenecek kalmadı bir baş,
Gel didelim yavaş yavaş
Kendine birazcık dikkat et kardeş.
**
Mekke yoluna vardım
Baktım, secdeye durdum
Seni özledim geldim
Muhammedim, bulamadım
Gezdiği yerlere baktım
Gelen vurdu, giden vurdu
Özürlü gözler onları çok gördü
Vatanını, milletini gönülden sevdi
Kabriniz cennet olsun Menderes sizin
Yargısız ceza kestiler,
Hasta düştüm kimsem gelmez
Halimi hatırımı sormaz
Hasta oldum gözüm görmez
Ne haldeyim ne haldeyim
Oğlum kızım beni bakmaz
İyi olan burda yatmaz
Oğlum beni niçin bakmaz
Ne haldeyim ne haldeyim
Hasta oldum elim tutmaz
Doktorlar beni iyi etmez
Yatma ile bu gün bitmez
Ne haldeyim ne haldeyim
Söyleyin oğluma gelsin
Annesi saçını yolsun
Kızım durmasın gelsin
Ne haldeyim ne haldeyim
Yaşımı sorarsan altmış
Gençlik bizden gitmiş
Bir de baktım ömür bitmiş
Ne haldeyim ne haldeyim
Gel gör beni ne hal oldum
Çaresiz dertleri buldum
Her zaman ağladım ne zaman güldüm
Ne haldeyim ne haldeyim
Hastalandım bir gün gülmem
Bu derdime ilaç bulmam
Çekiyorum niçin ölmem
Ne haldeyim ne haldeyim
Bu akşam hapishanede yatamadım
Ana bu sabahta kapımı çalıp oğluna bakamadın.
Kapıda nöbetçiler vardı, dışarı çıkamadım.
Bırakın beni evime gideyim,
Bırakın beni anama gideyim.
Ömür gelir geçer boşa,
Bir gün ölümde gelir senin başa,
Ne ettimse hepsi boşa,
Gururlanma insanoğlu…
Ne ettim ki senden ne isterim,
Arkada kaldı evlat ve dostlarım,
Yırtılıyor kefenim, astarım,
Gururlanma insanoğlu…
Tatabutum yapılıyor benim,
Bedenimden çıktı canım,
Çürüyüp dökülecek tenim
Gururlanma insanoğlu…b
Toprakta görmez olacak gözlerim,
Duracak yorulmayan dizlerim,
Hiç gülmeyecek gülen gözlerim,
Gururlanma insanoğlu…
Melekler sağıma soğuma gelecek,
Dünyada bir şey yapmadın ki ne cevap verecek,
Ya cennete ya cehenneme gidecek
Gururlanma insanoğlu…
Bir çiçeksin bir gün solacaksın
Beklide çürüyüp toprak olacaksın
Ne yaptınsa onu bulacaksın
Gururlanma insanoğlu
Kimse kalmaz ki burada
Tartılar ölçüler hep orada
Ne yaptınsa alacaksın burada
Gururlanma insanoğlu
Bir gün beyaz benzin solacak
Sorgu melekleri yanına gelecek
O cansız bedenin ne cevap verecek
Gururlanma insanoğlu
Bir gün gözün yumulur görmez
Malın mülkün fayda vermez
Bütün pişmanlıklar geri gelmez
Gururlanma insanoğlu…
Gezdiğim dağların çiçeği kurumuş
Yaprağı dökülmüş, ağacı çürümüş
Yerinde sütleğen otu büyümüş
Eteğinden çıkardım başına
Otururdum zirvesinin taşına




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!