Abim
Kara bulutlara meydan okudun
Hayata bahane bulmadın abim
Ömür tezgahına sabır dokudun
Kadere isyankar olmadın abim
Kavak ağaçlarının diblerinde
şırıl şırıl akarken berrak sular
Timsahlar bekliyor çimenlerin üzerinde
Köstebekler tünal ağı örmüş
gül bahçesinin boşluk alanlarını
Görüyorum yine dumanlı başı
Düzensiz esiyor yeli perişan
Aslında çatlamış sabır'ın taşı
Kelamı çıkmıyor dili perişan
Yanılıp sığındım sana
Tutmadın elimi gurbet
Asıl senin kastın cana
Tatdırdın ölümü gurbet
Caresizim duyulmuyor feryadım!
Ekmek için sürüldüğüm gurbette
Eğer halim sorarsanız yok tadım!
Dertli gezip yorulduğum gurbette
***
Deli gönlüm duramıyor yerinde
Garibandı yoktu Ünü
Babamı anıp ağladım
Hüzünlenip Bayram günü
Anama yanıp ağladım
Eşin dostun sitemi çok
Kafanı zamlara takıp
Ağlama mirim ağlama
Dumanlı dağlara bakıp
Ağlama mirim ağlama
Bu ne biçim ağır büyük felaket!
Gece ağlar sabah ağlar söz ağlar
Acıya boğuldu bütün memleket
Gardaş ağlar bacı ağlar öz ağlar
Dert keder yağdı başıma
Ben ağlarım gece gündüz
Buğlu nem değdi kaşıma
Ben ağlarım gece gündüz
Şu koca dünyanın hızlı seline
Akıp büngür büngür çağlayasım var!
Nice Garip düşmüş zalim eline
Bakıp hüngür hüngür ağlayasım var




-
Yüksel Çelik
Tüm YorumlarÜstat kalemine yüreğine sağlık,güzel bir şiir olmuş