Dirlik çatısını kurmayan adam!
Garip başa güller atsa ne çıkar?
Kendi hatasını görmeyen adam!
Zehir aşa ballar katsa ne çıkar?
Sevdayla türküler söylensin diye
Sandım baba ocağın da geliştim
Serçe kadar fikir vardı bölüştüm
Derdi kapıp enginler de dolaştım
Dağlar bana ben dağlara küskünüm
Şöyle gür yapraklı gözüm görmedi
Nefis yemeklerin çoğuna girer
Maydonoz sağlığa yararlı bitki
Vucuda şifadır mikrobun kırar
Kana karışmaya kararlı bitki
***
Emeği zor değil kolay yetişir
Ansızın patladı oldu toz başım
Gelinmiyor kurban olduğum ana
Ağlarım dinmiyor akan göz yaşım
Silinmiyor kurban olduğum ana
Güller yandı ankaranın garında
Yirmi altı temuz
ikibin o dört salı günü
sabah altı da
tatilimizi geçirmek için
Almanya nın
Dietzenbach şehrinden
Elimde güllerim bahçeye geldim
Ekeceğim dostlar kısmet olursa
Hormonsuz domates çitili aldım
Dikeceğim dostlar kısmet olursa
Almanya
Şahin dikkat yaşın elliye bastı
Geri kırk dokuza indiremezsin
Yaşlılık yüzüne giydirir postu
Kırışan tenini sündüremezsin
Kaybolup gidince gençliğin elden
Yiğit edeler diyarı bu Vatan toprağı
Yüce dağlar gibi büyük tarihi
Düşmana geçit vermedi
Kendini savundu Hürriyet uğrunda
Hiçbir yerden madi manevi yardım almadan
Fıransızı ingilizi kovdu sokaklarından
Dert dolu bu hayatı kendim bilerek seçtim!
İçimden geliyor’du dertle gezip dolaşmak!
Hakkım yoktur kızmaya hep ektiğimi biçtim!
İstiyordum kavgaya çalım satıp bulaşmak!
Baş okşayan şefkatli eli sevmedim dostum!
Girişi dört şeritli yol
İşte bizim köyümüz bu
Yeri güney güneşi bol
İşte bizim köyümüz bu
***
Şar dağı Berit e bakar




-
Yüksel Çelik
Tüm YorumlarÜstat kalemine yüreğine sağlık,güzel bir şiir olmuş