Senin hasretinle sevgin,bilki gönlümü süsler,
Ama oğlun gurbet elde,yine şevkatin arıyor.
Aç kalmaz hiç duygularım,hayalin kalbimi besler,
Gözlerim ne yana baksa,hep seni seni görüyor.
Garip düştüm gurbet ele
Otuz yıldır ah ü zarım
Artık döndüm kuru güle
Otuz yıldır ah ü zarım
Sitres ile duygum öldü
Oğlum sana derim tutarsan eğer
Dostların sevgiyi bilenden olsun
Senin gibi kula verirsen değer
Zor günde yanında olandan olsun
Dost acı söylesin darılma sakın
Gönül güzü onun bize laf düşmez
Deveci dağını görmüş neylersin
Kendi bildiğinden yanılıp şaşmaz
Köten olup tarla sürmüş neylersin
Sarhoş dağlarının boz bir yılanı
Ezelden karaymış anlın yazısı
Sonra açmışlar yüreğinde derin yaralar
Şimdi kendime bakıyorum da babam
Sana ne kadar benzediğimi görüyorum
Sen bin derdini uç ucuna ekledin
Gönülleri okşayan sözü bulamadım ben
Hevesim vardı amma Şair olamadım ben
Özür dilerim ustad cahil egoma kandım
Bir çift tatlı söz ile kandimi Ozan sandım
Çağırdım duymadın ah u zarımı
Hasretle yaralı kaldım ya yarim
Gelip de sormadın intizarımı
Selamı almadın saldım ya yarim
Yüreğim son bahar aylardan kasım
Senin hasretini kalpte sakladım
Bir sarmaşık gibi sarıldım gülüm
Yıllarca yolunu hergün bekledim
Sanmayasın sana kırıldım gülüm
Gecenin siyahı böler düşümü
Kör kütük aşık gibi senin gözüne baktım
Kendimi bulamadım inan üzüldüm Nazlım
Başta kara sevdanı hep yüreğime ektim
Karşılık alamadım inan üzüldüm Nazlım
Kaygılarla yatarım sancım uyku’da başlar
Taşı dizmek için çok emek verdim
Yaptığım duvarı yıkma be usta
Söylersin yalanı bentleri gerdim
Bu kadar da şırlak akma be usta
Mandanın büyüğü nerde yaşıyor




-
Yüksel Çelik
Tüm YorumlarÜstat kalemine yüreğine sağlık,güzel bir şiir olmuş