Şerefli bir mazinin
Parlayan güneşiyim
Ne kutsaldır görevim
O şanlı Polis benim
Temsilde adaletin
Ne güzel şu ezan sesi
Varlığının en gür sesi
Söker atar isi pası
Ne güzel şu ezan sesi
Büyüklüğünü vurgular
Yağmur gibi yalanın var, ufak atta civciv yesin
Zehir verse anlamazsın, çok tatlı dilli bilesin
Ulan az yavşak değilsin, sen nasıl bir şerefsizsin
Bir adın firavun değil, çok şeyde ondan öndesin
Ne hırsmış bu ruhundaki, doymadın yedin de yedin
Geceler ne güzeldir! Tadını bir bilseniz
Sevgiliye tenhada randevuyu verseniz
Huzuruna varıp ta boynunuzu bükseniz
Geceler ne güzeldir! Tadını bir bilseniz
Eşrefli saatlerde açılır gözleriniz
Gecenin duvarları üzerime yüklenir
Kıstırır şu kapana içinde ruhum erir
Geçen güzel günleri kim bana geri verir?
Gecenin duvarları üzerime yüklenir
Ölür isek ölür müyüz gerçekten?
Ölen nedir, giden nedir bildin mi?
Ruh ektiğin ahirette biçerken
Gerçeklerle sen yüz yüze geldin mi?
Perde kalkar! varmış ahret sahiden
Bugün son gün, gidiyordu
Gidip neler ediyordu
Deli gibi seviyordum
Eşek gibi biliyordu
Ama yine gidiyordu
Gözden kaybolana dek, baktım durdum ardından
Yolda kaldı gözlerim, gidişinin ardından
Umut mu beslerim ben, sanki oldum canımdan
Gitmesine gittin de ne beklerim yarından
Çarparken anıların şehrin her tarafından
Defterim var ara sıra bakarım
İyi kötü ne varsa not tutarım
Bazen siler bazen baştan yazarım
Gönül defterimde mezar çok benim
Yoktur bu defterde kalem kağıdım
Gözlerine bakarken başka yöne çevirdi
Yanağı al al oldu, utanmayı bilirdi
Beni pek fazla sever demeye çekinirdi
Ruh ikizimdi benim gönül dilimiz birdi
Sevse bile söylemez gizler saklar demezdi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!