Şu garibe acı nolur
Bu fakirde kulun olur
Senden gayrısı mı olur?
Bu fakirde kulun olur
İsyanım çok biliyorum
Şu caminin önüne kalabalık toplanmış
Bazısın gözü nemli bilmem niye ıslanmış
Gördüm önde bir tabut meğer ki ölen varmış
İşte insana ibret ne yapsan ölüm varmış
Bak ezan okunuyor bir farzın vakti gelmiş
Neydi nasıl olmuştu bu gitmişti aklım başımdan
Gözlerine baktığımda ilgimi kestim dünyadan
Ekseninde dönüyordum çıkamıyordum komadan
Sonra gidişin öldürdü çıkamadım bu mezardan
Çok yalvardım diller döktüm dönmedin şu inadından
Ölüm kapında beklerken
Her gün yenisin eklerken
Gelenler elbet giderken
Daha neyin davasıdır
İhtiras ile yaşarken
Doğrular çoğaldı herkese göre
Değişti bildiğim yurt ile yöre
Ne etik ne ahlak, anane, töre
Çekip gitti bizim ellerimizden
Menfaat çarkını çeviren kişi
Dört mevsimin dördünde
Nerden baksan güzel be!
Bir kadim şehir işte
Şehir Eskişehir’dir
Huzur var doğasında
Yağmur gibi yalanın var, ufak atta civciv yesin
Zehir verse anlamazsın, çok tatlı dilli bilesin
Ulan az yavşak değilsin, sen nasıl bir şerefsizsin
Bir adın firavun değil, çok şeyde ondan öndesin
Ne hırsmış bu ruhundaki, doymadın yedin de yedin
Geceler ne güzeldir! Tadını bir bilseniz
Sevgiliye tenhada randevuyu verseniz
Huzuruna varıp ta boynunuzu bükseniz
Geceler ne güzeldir! Tadını bir bilseniz
Eşrefli saatlerde açılır gözleriniz
Gecenin duvarları üzerime yüklenir
Kıstırır şu kapana içinde ruhum erir
Geçen güzel günleri kim bana geri verir?
Gecenin duvarları üzerime yüklenir
Ölür isek ölür müyüz gerçekten?
Ölen nedir, giden nedir bildin mi?
Ruh ektiğin ahirette biçerken
Gerçeklerle sen yüz yüze geldin mi?
Perde kalkar! varmış ahret sahiden




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!