Susuyorsun...
Sabırsız bir ürperiş sarıyor dört yanımı
Gündüzün en işlek saatinde...
Yüreğim esnek bir ray üzerinde uyanmadı henüz
İsmini kurşun kovanında
Kalbime yağmur misali yağdırıyorum
Seviyorum seni…!
Barut kokan bir akşamın gazisi
Çocuklara zafer müjdelercesine
Merhametli bir cellât
Kaygısız bir kanın damarlarımda coşkusu
Martı uçuşları gözlerinde
Çocukların savaşı.
Efendilerin zaferi.
Yıkık kentlerde büyümüş ölü hayaller.
Şahdamarımda çelikten hançer.
Kurşunlar yağardı.
Bulutlardan sessizce.
Ben mavi’ye âşıktım,
Mavi gözlerinde durgun bir deniz
Zulanda bir parça sevinç uzatırdın
Bende hiç doymak bilmezdim
Sen geçerdin sokaklarımdan,
Bense yüreğimi serperdim kaldırımlara
Diktatör bir yaşamdan aşırdığım
Demokratik özlemler duyuyorum sana
Acının kara duvağında,
Hüzne gelin olmuşsun…
Kör bir gece çatışır karakaşlarında
Mavi gitgide hıçkırıyor gözlerinde…
Düşleri ütopyalara bozdurdun=========
Şimdi hayat tokmaklıyor gençliğini
Yüzünde aldatılmış gelincik mevsimi
Sis kefene bürünmüş
Gizliyor seni ürkekliğinden
Cenaze arabasına bindirilmiş düş cesetleri....
Ürkek bir caddenin sağ şeridinden
Ayın sokak lambalarını gizlediği
Sırtı dönük bir gece...
Mezarında çürümüş bir cesedin
Cesur türküler söylediği
Yaralı bir kuş sevdasıydı...
Acemi bir hırsız düşlerim,
Sende elmas madeni
Seni dizlerine oturup
Sevgi dilendiğim sevdalı türküm.
Seni bakışlarında kar biriktirmiş çam ormanım.
Susayınca ırmaklar taşıran
Hüzün açmış bir çiçeğe benzer umutlarım
Mevsimlerden acılar
Gitmek gerek belki
Sıyrılıp alnımın kirlerinden--
Suya dokunan bir ceylan özlemine
Gitmek gerek




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!