Bir sonbahar günüydü...
Kirpiklerimden yağmur boşalıyordu
Ve sen gidiyordun...
Dağlıyordu her bir adımın
Yüreğimin en gizli köşelerini
Sen... Bakmadan ardına
Her yer bu kadar çok soğukken,
Göz gözü görmezken nasıl çıkarım dışarı,
Yürüdüğüm her yerde senden bir iz varken
Nasıl dolaşabilirim yollarda bugün?
‘Seni çok özledim’ desem de kendime
Anladım diyemem ki! Suçluyum.
Belki ben anlatamadım sana kendimi
Tutuştum, yandım da yokluğunda her gece
Yine gözyaşlarımla söndürdüm kalbimi.
Her gün her dakika seni özlerdim
Beni anladıklarını söylüyorlar
Hiç kimse beni anlayamaz
Hiç kimse...
Benim içimdeki masum şeytanı kim anlayabilir ki?
Ben, bu gördüğünüz ceset değilim
Benim içimdeki yaratığın gözyaşlarını kim görebilir ki?
Yıl 1931, yaş onyedi,
Bir küçük kız sevdim Çukurova´da,
Adı Elifeydi,
Sevda dediğin derin dipsiz bir kuyu
Göz yaşıdır görünen bulanık suyu
Tutmazsa elinden melun şeytanın soyu
Çıkamazsın o kuyudan
Belki birkaç yıl
Belki de ömür boyu
Bir dilek tuttum bugün
Gönlümün bahçesinde
Bir taht kurdum içine
Kalbimin köşesinde
Aldım sazı elime
Merhaba anne,
Yine ben geldim.
Merak etme okuldan çıktım da geldim.
Anneler de babalar gibi merak eder mi bilmiyorum ama
Ali, 'Okula gitmezsem annem çok kızar, merak eder.'
demişti de onun için söylüyorum.
Boş şişeyle bardakta
Titremekte mum alevi;
Oda soğuk buz gibi.
Dışarıda otlara yağmur yağmakta.
Yatıyorsun kısa bir zaman için
Bekledim..
Sadece bekledim..
Sen gelirsin diye değil,
Gelmeni beklemiyordum zaten,
Ama en azından bir selam göndermeni,
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!