Turuncu yerini maviye bıraktığı zaman
Bir tatlı hüzündür yeryüzünü saran
İşte o zaman
İlhamını geceden alır, sanatla uğraşan.
Gün yine batıyor.
Ufukta kızıl bulutlar, acı içinde kıvranıyor.
Yıldızdan düşen gözlerinde, acının silueti var,
Çiçek açmış kollarına, küçük bir kelebek konar.
Kalbinde bana ayırdığın oda; biraz ince, biraz dar.
Biliyorum, yaratmanın temelinde yalnızlık var;
Onun için mi bıraktın beni; yalnız, tarumar?
Tek sebebi:
Hissedememense sevgimi
O halde kabul ediyorum yenilgiyi
Ama zihnimse eğer müsebbibi
O zaman bir şans ver,
Çünkü öğrendim artık bastırmayı,
Gece yarısı gözlerim bulutlu
Elimde ölüm, bekliyorum:
Bir umut kapı açılır,
Odayı leylak kokusu sarar,
İçeri yavaşça süzülürsün,
Vazgeçerim.
Bu mektup sana yalnızca sana
Bırakıp gittin beni yalnızlık limanına.
Bir tek hayalin kaldı yanımda
Üstümde bütün bir mevsimin ağırlığı
Ve farkındalıktan doğan düş kırıklığı...
Karanlıktan akıp geldim.
Yüreğimden süzülüp,
Korkularımı yenip geldim.
Seni bulmak umuduyla
Uykularımdan kaçıp geldim.
Ne sana rastladım
Karanlık ruhumu sarmıştı, savaştaydım;
Melankoli beni esir almıştı, karamsardım.
Ne gecenin sonsuzluğundan kurtulabildim
Ne de ışığının farkına varabildim.
Yalnızlık bedenimi çürütmüştü
Ve sen orda yoktun.
Oturdum deniz kenarına.
Seyre daldım Akdeniz açıklarını.
Hatırlamıyorum:
Unutursam öleceğimi sandığım
Tuzlu dudaklarını.
Ölü bir denizkızı artık




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!