Kaç yıl oldu bilinmez.
Gözlerimde ışığın eksik.
Kayboldu silüetin çoktan.
Tek hatırladığım iskambil kâğıtları...
Kimi vakit ismin gelir.
Saplar temreni
Mürekkebim akar.
Dökülür dizeler.
Kimi vakit hatıran gelir
İmrenirim.
Bir masadan kahkahalar yükseliyor.
Bir erkek, iki kız...
Bahar gibisiniz; neşeli ve ılık.
Kızın parfümü sol kokuyor.
Biliyorum, bu seni etkilemiyor.
Sen, masadan uzak,
İçimde felaketin nefesi
Karanlıkla bezenmiş, sisli.
Geçtim sahilden defalarca.
Ne tozuna rastladım
Ne de sürebildim izini.
Bu şehir artık ölü bir şehir
Bir başka dünyaya göç etmeli
"Vurgun ve bela"
Birkaç aldatmaca
Yeniden, soğuk
Düşünebildiğim tek kelime.
Her gün ayak izlerine basıyorum.
Rüzgâr saçlarına karışmış,
Havada asılı kalmış kokun.
Bir köşebaşından çıkıveriyorsun.
Korkuyorum.
Kalbim tekliyor.
Bak, sabah oldu yine.
Gece boyu,
Defalarca öldüm sessizce.
Son bir kez demiştim:
Baksam gözlerine,
Dışarıda gövdesiz kuş kanadı,
İçeride bir kadın saçlarını tarıyor.
Çöplükte aranan umudu
Üniformalı bir adam çalıyor.
Biraz ileride deniz kan kusuyor.
Limanda gemiler
Sen misin zihnimi karanlığa gömen,
Benliğime, yokluğunda bile, diz çöktüren?
Kalbime mi saplandı kaybettiğin hediyen,
Yoksa ben miyim yalnızca deliren?
Bir şey var bu sokakta çözemedim.
Çöp kutularında kediler değil.
Değil tren sesleri.
Gün ışığı şöyle dursun.
Binalar üzerime devriliyor.
Bir şey var bu sokakta çözemedim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!