Anadolunun zayıf sıska,
Şekilsiz kadını annem,
Bacım, halam, teyzem.
Senden dogdum,
Yüreğindeki sevgiyle yıkandım.
Günahları bırak bir yana,
Sevapları al koynuna.
Sevişmelere bırak bedenini.
En mahrem yerlerinde dans ettir
Düşünceleri.
Fotoğraflarında yüzüne
Hüzün kondurdum önce.
Sonra kalbinde duyguları
Gözden geçirdim.
Sol omuz yakasında kartı
Çiğ köfteci Mehmet Emin
Dostmuş gibi gülümser herkese
En derin saygılarını sunar masalara
Ne kadar isterdiniz, efendim
Bende saygılarımı sunarım, bu kibar çiğ köfteciye
Yeter artık, bırak git burayı,
kirlerini sen temizleyemezsin.
Kangren olmuş iyi olmaz yaraları.
Boşuna uğraşma, diriltemezsin,
Alışılmış burada aldatmacalar.
Giderken masa üstünde bıraktım
Resmini,
Gülüyordun Yamasoti.
Yalnız bıraktım, belki üzüldün.
Ağlamışsın, gözyaşın gördüm Yamasoti.
İzin verme,
Yılların geçip gitmesine.
O geçip gitsede,
Sen ondan daha hızlı koş.,
Yılların önüne geçmeye bak.
Onun eski huyudur
KESECİ KAZIM
Onu ilk gördüğüm yer kapalı çarşıydı.
Tıknaz boyu, köse sakalıyla,
Elinde havaya kaldırdığı,
kendince iyi mamül,
hamam bezi satıyordu.
Dünya elinizde kapitaller.
Güzel pazarlıyorsunuz insancıkları.
Hiçe saydıgınız, bilim insanlarının emegini,
Ölüm, ve sömürü diye formüle ettiniz,
Dünyayı anlaşılmaz Modern matematik,
Dili ters, içinde fitne Anlaşılmaz ajan dili,
Ah güneş beynimi öyle kızdırdınki,
Nerdeyse kaynayacak.
Bari birazda su katta,
yemek olsun, akşama yeriz birlikte…
Bir türlü beceremedim, şapka takmayı
Daha iki gün önce kaybettim, sonuncusunu




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!