Hicran
İnce bir öksürüktür
Hicran
Ciğerden gelen
Bir sitayiştir
Hicran
Ne zaman bir hüzün bassa
Bir şiir yetişir imdadıma
Dalar giderim hülyalara
Ucu bucu görünmez bulutlara
Takılır da uçar gönül
Konduramam ovalara…
Mademki gideceğim
Mademki ki bitecek bu mucize
Gitmek benim elimde olsa
Hazırım desem
Hastanede kan verir gibi
Hazırım işte
Dökülür yaprakları
Dere vadisinde bir kavağın
Taa aşağılarda bir yerde
Parmak ucumda
Bahtımdan sarı
Saklanan bir ibibik uçar gölgesinden
Ova yandı çimen yandı
Nehir yandı su yandı
Sus yeter içim yandı…
Ne uzay dayandı
Ne dağlar dayandı
İki genç bedendik
Çırıl çıplak ademdik
Süt senden et bendendi
Havvayı incir dibinde unuttuk
Elma ağladı ahından
Şimdi ben
Vadilerimin sularını
Yangın yüreğime zehir içerim
Ağustosta
Ahh demem sana...
Dağlarıma gül dikerim
Söyle eyy sevgili
Önce füsunkâr ettin
Sonra hep inkâr ettin beni
Önce başına taç ettin
Sonra muhanete
Muhtaç ettin beni…
Ben bir dağlıyım
Kara güle sevdalıyım
Serilse de tüm melekler
Taa yürekten bağlıyım…
Kara Gülüm, Ay Balam




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!