kendime diyorum ki:
/yazacağın her şiir, yolgeçen hanının giriş kapısında eşik değil,
sevgili dudağına saklıda konan, ilk öpücük heyecanında olmalı./
..,
ben o heyecanla..,
kısa devre yaptırıp ara mesafelere, üstünden aşıyorum uzakların,
bütün ışıkları yanıyor, altına bizi bekleyen sokak lambalarının…
Elimizde acının kehribar tesbihi
ki kayıp durmakta parmaklarımızdan
Ey şair
yine bölük pörçük anlattın
yine eksik bıraktın bir şeyleri
gün devrilmekte ama sen
Devamını Oku
ki kayıp durmakta parmaklarımızdan
Ey şair
yine bölük pörçük anlattın
yine eksik bıraktın bir şeyleri
gün devrilmekte ama sen
Günün şiirini ve şairini içtenlikle kutluyorum.
Şiirinizi yeniden okumak güzeldi, Alfabesi her yüreğe ses olan şiirlerin şairini canı gönülden kutluyorum saygılar Kaptan...
'noktalıyorum, merak etme.
/yani farklı olmalı alfabesi, yürek taşkınında damla olan her şiirin,
çünkü hayal balonlarımız, işte bu sebeple beşik kertmesidir bize./'
'
Sayın Çeştepe eserinizi gönülden kutluyor,size ve seçki kuruluna teşekkür ediyorum
en kalbi selam ve sevgilerimele...
Özgünlüğüyle Kendileşen Şiir
Öncelikle güne düşen böylesi güzel ve gerçekten özgün bir şiir oluşundan dolayı Sayın Cevat Çeştepe’yi gönülden kutluyorum.
Her şeyiyle özgün bir şiir.
Gerek imgeleri, gerek hayalleri, gerek anlatımı ile çok farklı. Ayrıca şekliyle de herkesin şiirine benzemeyen bir şiir.
Çoğumuz uzun eserleri, kalın kitapları okumaktan kaçarız. Hani isteriz ki, kısa olsun, özet olsun, kolay anlaşılsın. Tabii, bir z da içinde bir şeyler olsun.
Yakın zamanımızın en kalın eserlerinden biri de “Şu Çılgın Türkler” romanı idi. Oldukça hacimli bir kitaptı. Aşağı yukarı 1000 sayfaya yakın. Benim kanaatime göre satıldığı kadar mutlaka okunmuştur. Hatta millet birbirinden alıp okumuştur.
Bu tarz serbest şiirler de hacimli romanlar gibidir. Bir kez okunmaya başlanırsa bir daha yarıda bırakamazsınız. Okutur kendini.
Değerli Cevat Çeştepe’nin şiirleri de genellikle bu tarz şiirler.
Ben kemdi adıma söyleyeyim ki, virgüller kullanmaktansa dizelere dönüştürürdüm, tekli uzun dizeleri. Varsın iki dize olsun. Satıra dönüşmeden dize tarzına daha yatkın.
İşin gerçeği, bu şiirde dizeler çok uzun da değil. Ölçü asla kaçmamış. Bu da şairliğin mahareti, şuurlu hareketi.
Zaten şaire göre şiir, hanın giriş kapısındaki eşik değildir. Yani hanın ihtişamına açılan kapının hiç bakılmadan, önemsenmeden ve hatta görülmeden atlanan eşiği olmamalı. Anlamıyla, derinliğiyle, ilk kez görülen hanın insan üzerindeki büyüklüğü ve ihtişamıyla, biraz da nasıl bir yer bulunacağının merakıyla insanı etkilemeli. Hatta sürprizlerle bezeli olmalı. Her bir dize yeni bir renk, bir oda, loş bir güzelliğin başlangıcı olmalı.
İlk heyecan, ilk öpüş gibi olmalı.
Ne güzel bir tanımlama.
Güne düşen şiir vesilesiyle şairini kutluyorum.
Sevgi ve saygıyla…
Hocam günün şiiri bölümünde adınızı görmek ne güzel,
şiirinizi büyük bir zevkle tekrar okudum,
yüreğinize sağlık.
Ellerinize ve yüreğinize sağlık. Bu şiir sayesinde farklı iklimlerde gezindim.Tebrikler değerli kalem.
Günün şairini ve mükemmel şiirini tebrik ederim.selam ve sağlıklı günler dilerim
güzel şiir kutladım
Düsünsel bir resim,soyut ve özgün.Hayranlik verici,Tesekkürler saire,güzel bir siir okuduk.
Güzel bir şiir...Seçici kurula teşekkürlerimle
Bu şiir ile ilgili 99 tane yorum bulunmakta