Tanrı Dağı yankılanır, bir feryat değil bu ses, Gök bayrağın rüzgarıyla alınan her bir nefes. Kırılsa da prangalar, sönmez içteki ateş, Zulmetin karanlığına doğacak elbet güneş.
Kadim toprak, ana yurdu, sızlar her bir köşesi, Duyulan ayak sesleri, hürriyetin neşesi. Vatan için can verenler, toprağın öz mayası, Silinmez alınlardan şanlı bağımsızlık davası.
Eğilmez dik başımız, sarsılmaz imanımız, Bu kutlu topraklar için helal olsun kanımız. Kardeş feryat ederken, susmak yakışmaz bize, Zalimler diz çökecek, gelecekler dize.
Karanlık gecelerin sabahı yakın artık, Gök mavisi ufukta, şafak söküyor artık. Yeminimiz baki kalsın, sarsılmasın bu vatan, Selam olsun ecdada, toprak altında yatan.
Asırların uykusundan uyandı koca çınar, Damarlarda akan kan, hep o eski hıncı taşır. Ötüken’den yola çıkan, durmaz menzile kadar, Kutlu bir şafak için, dağları aşıp taşır.
Yedi iklim, dörd bucak; duyulsun bu gür nida, Vazgeçmek haram bize, canımız kurban feda. Atideki parıltı, mazinin mirasıdır, Bu bayrak, mazlumların sığındığı tek adadır.
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta