Kırık dökük kaldırımlarla donatılmış bir sokağın sonunda metruk ve köhnemiş bir evin pervazları dökülmüş penceresinden sarkık, gün boyu temizlikten beli iki büklüm olmuş; eli çenesinde, tarlada çalışan erlerini bekleyen kadınlar kadar yorgun ve sabırsız dolaşıyor damarlarımda feri kesilmiş kanım
Güneşte de bir heyecan!
Bütün gün havada asılı kalmanın yorgunluğu, bir an önce batmanın ve tan yerini ağartarak yeniden doğmanın sabırsızlığı var
Sonra çocukları görüyorum; hızla çöken karanlıkta havası inmiş çehresi yırtık topla oynarken, annesi cama çıkıp; Akşam oldu haydi eve! Diye korkunç bir sesin tereddütünü taşıyan çocukları.
Bir de evsiz ve öksüz çocukları.
Yokluğunda ne ateşleri hasretimle yaktım da
Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi
Çölde su, mahpusta gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni
Sense araya korkular koydun.
Yasaklar koydun...
Bitmez tükenmez engeller koydun
Devamını Oku
Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi
Çölde su, mahpusta gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni
Sense araya korkular koydun.
Yasaklar koydun...
Bitmez tükenmez engeller koydun




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta