Dalgalar vurur kıyıya yavaş yavaş
Ay ışığı sarar yalnızları
Bulutları salar da gecenin üzerine
Akşam başlar akşamdan
Hüzzam şiirler başlar yavaştan
Koyulaşır ağaçlar koyulaşır simalar
Görünmez olur yüzleri
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




yüeğiniz yücelerde olsun...............
akşamlar hüzünlü ama şiiriniz huzur bıraktı gönlüme..selam vesaygımla..
Bulutlar yalı çapkını
Saklar koynunda
Sesi yankılanır dudağıma
Bu nasıl içli bir ortam
Ah başlar işte hüzünlü bir akşam
gerçekden beykoz eteklerinde hüzünlü bir akşamı yaşattınız bize. ama bu şiir ruhumu dinlendirdi. tebrikler...Erol Sagun.
ah,başlar işte hüzünlü bir akşam.....böyle zamanlarda hepimizin adı hüzzam....
Aynı taraftan bakıyoruz hocam, gecenin ışıklarında Beykoz'a doğru ama ben bir türlü böyle manalısını, duygulusunu düşüremiyorum. Çok çok güzeldi,tebrikler ve saygılar.
Birol Hepgüler.
Şiir duygu yüklü, insanın hüzün çağlayanlarını döküyor okuyunca...Yer yer kuluklaı tırmalayan kelimeler fazlaca işlenmiş.bazı dizeler kısa kısa kesilmiş ve etki zayıflıyor. Şiir bazı tekrarların gözden geçirilmesiyle insan ruhunun daha derinliklerine işleyebilir.
Müsadenizle sadece şu mısralara bir başka şekilde bakalım:
'Uzaklardan bir kıpırdanış
Geceye bir kuş uçar
Zayıflıklar azalır
Eksik istekler artar'
Uzaklarda bir kıpırtı
Havalanır kanatlar geceye
Zayıflıklar düşer bir bir
Artarken eksilir istekler
Selam ve sevgilerle.....
Ali AKÇA
akşam, gölgesini
bir çarşaf gibi seriyor ovalara
çoban, kavalındaki
son nağmelerini çalıyor kuzularına
ve…
ufuklar kızıl alev şimdi
çatır, çatır yanıyor
böceklerin
dünden yarım bıraktıkları şarkıları
kulaklarımda
Fırat’ın sessiz çığlıkları
yorgun kuşların kanat çırpışlarında
geceler hüzünlere
yüreğim sensizliğe hazırlanıyor…
sevgili Perinur arkadaşım katılmak istedim.güzel şiirinin ahengini bozduysam özüe dilerim biliyorsun benim biraz da yorum şeklim böyle işte.
gecelerdeki hüznü çok güzel anlatmış,kalemin ve yüreğin.
paylşaştığın için teşekkürler.
sevgiyle ve sağlıcakla kal.
Şiirin Güzel Ve Anlamlı Akşamlar Benim
Felsefetik Açılarımda Çok Değişik Anlamlar
Taşır Saygılar Sevgiler
Uzaklardan bir kıpırdanış
Geceye bir kuş uçar
Zayıflıklar azalır
Eksik istekler artar
Tamamlanır hepsi
Bulutlar yalı çapkını
Saklar koynunda
Sesi yankılanır dudağıma
Bu nasıl içli bir ortam
Ah başlar işte hüzünlü bir akşam...
USTA KALEMİNİZDEN NEFİS BİR ŞİİR OKUDUM HOCAM. AKŞAMLARINIZ HÜZÜNLERDEN UZAK OLSUN. KUTLUYORUM. SAYGILAR...
Bu güzel şiiriniz için sizi kutlar saygılar sunarım
Bu şiir ile ilgili 45 tane yorum bulunmakta