Yarışır limanın martısı;
Görünce vapurun kanatlarını.
Çıldırır köyün karabaşı;
Hissedince motorun bacaklarını.
Eş zamanda çakar ateş böcekleri;
Geceyi ışıtınca yıldızların alevi.
Yunuslar oynaşır pruvada;
Teknenin seyri, apaz olduğunda.
Dolanır ikiz parçacıklar;
Milyonlarca ışık yılı uzaklardan.
Dörtnala koşar gençlerin kalbi;
Kaçan nazendeleri kovaladıkça.
Bu bir danstır aslında;
Keyfi çıkar, uyumla sallandıkça.
Kayıt Tarihi : 16.05.2026 18:09:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
16 Mayıs 2026. İzmir Körfezinde, İstanbul Boğaziçi’nde yolcu vapurları ile giderken martılara çocuklarla birlikte gevrek, simit atarız; havada kaparlar. Fır döner martılar vapurun etrafında. Geceleri de böyledir; yiyecek atmasak da yarışırlar vapurla. Vapurun aydınlattığı sudaki balıklar için de yapmazlar bunu aslında. Vapurun rüzgarını mı kullanırlar diye düşünsek, izlediğim kadar daha fazla enerji harcalar. Öykünün kalanı, izlenimler şiirde.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!