Bir şeyler söyle pirim gecemizi anlatan
Deniz boyunca uzanan sahili
rüzgar ile dans eden mehtabı,
Etrafımızdaki sıra sıra dizili ağaçları,
gök yüzündeki yıldızları,
Öyle bir aşk ki her kalp farklı tarif etti
Kimi anlatabilmek için aşkını
Mecnun ile Leyla’dan bahsetti
Kimi anlatılmaz, yaşayan bilir dedi
Kimi aşk yolunda kendini feda etti
İki örgülü iple kurban gitti
Doğmak ayrılık, ölüm vuslattır bu düzende
O’ndan geldik O’na dönüyoruz en nihayetinde
Düzenin en güzel hali değil mi ?
Mümkünde en mükemmeli alemde
-
Ayrılık zor her ruh-i beşere
Anımsayıp hatrına gelince
Bir arzu serpilir içine
Aşk arzusudur bu, vuslatı hakikate.
Bir hayal kurdum seninle
Sık sık düşünüp bozulmasından korktuğum.
Gökyüzüne bakarken bir yıldız ilişti gözüme
senin de o yıldıza baktığın hissi doğdu içime
Hissime bulaşan bir hayaldi belki de...
-
Gün batımı değil midir bize her şeyi anlatan?
Zamanı geldi mi gitmenin hakikatini
Her gün gibi ömrün de nihayetini...
Bugün hiç bulut yok gökyüzünde
Güneş tüm açıklığıyla ortada
Ve şimdi tuğla yığınlarının arasından süzülen edasıyla
Payıma düşeni izliyorum.
Derin bir iç çekerek
Yüreğimi ısıtan tüm aydınlığıyla
Hatırlamak...
Aynı duygularla yaşamak...
Bir şiirde,
güzel bir sözde…
Hatırlamak ne güzel seni
Nisyan ile aynı kökten bir kelime , insan
Ahdini “unutan” nisyan ile ma’ruf insan...
Ne kötü araz ki bu;
dününü anımsamamak
İnsanı, ipek böceklerine benzetirim
Kozasına sıkışmış İpek böceklerine
Sıkıştığı o yerden bir kurtulsa
Kelebek olup özgürce kanatlanacak sonsuza
Bedene haps olunmuş İpek böcekleri...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!