Çocukların günahları,
Cenneti küstürür mü?
Annemin bahçedeki marullarını
Gizlice çalıp küçük kuzulara
Yedirdiğim için olabilir.
Hatta kucağımda bahçeye götürüp,
Annemin çiçeklerini yedi diye,
Yine azar işitmiştim.
O çiçeklerin arasına girince,
Mis gibi nane kokusu üzerine sinmiş
Sarılmıştım kocaman.
O zaman günah işlemiş gibi hissetmemiştim,
Günahsa bile bütün şekerlerimi,
Feda etsem cennet benimle barışırdı belki.
Daha bu ne ki,
Ben yanlışlıkla cinayet işlemiştim!
Ve bunun için
Neleri feda etmeliydim bilmiyorum.
“Kelebeğin ömrü bir gün”
Dediler diye,
Kelebeği kavanoza koyup,
Sıkıca kapatıp saklamıştım.
Ölüm onu orda bulamaz diyeydi
ama
Bir gün geçmeden ölmüştü.
Anlıyorum ki insan
Sevdiğini korumaya çalışırken,
Çok daha büyük zararlar verebiliyormuş.
Yada üzüldüğünü düşünmeden üzebiliyormuş.
Büyüdük hala öyle değil mi?
Düşünsenize,
Hep iyiliğimizi düşündüğünü söyleyen,
Kaç iyi insanın kötülüğü dokunmadı ki?
Abilerim sarışınlığımı
Kusur gibi zorbalarken,
Küçük ellerimi açıp,
“Allah’ım nolursun benim saçlarımı,
Ve gözlerimi simsiyah yap”
Diye dua ederdim..
“Kahverengi de olur sarı olmasın lütfen”
Sanırım,
Öldürdüğüm kelebek yüzünden
Saçlarım siyahlaşmadı.
“Anne” dedim,
“Sarışın olmak kötü bişey mi?
Abilerim hep sarışınların
Aptal olduğunu söylüyor
Ben aptal mıyım? o yüzden mi,
Saçlarım sizinki gibi siyah değil?”
“Hem yeşil gözler de uğursuzluk getirirmiş”
Babamın beni duyduğunu,
Arkamdan bir el,
Saçlarımı okşayınca farkettim.
“Abilerin sana şaka yapıyor,
Sarışınlık kötü olur mu,
Altının rengi de sarı,
Çok kıymetli değil mi?
Zümrüt de çok değerli,
Sen benim zümrüt gözlü,
Altın saçlı kızımsın” demişti.
Bir yerden bir tebessüm aralandı,
Babam girdi içeri.
Hayatımda duyduğum en güzel sözlerdi.
Sarılmasa da, saçlarımı okşamıştı,
Ve değerlisin demişti.
Pişmandım,
Kızdığında ölsün istediğim için,
Bütün kırmızı kalemlerimi verip,
Ölsün isteğimi geri almak istedim.
Hiç sevilmediğini zannedip,
Beklemediğin yerden gelirmiş sevgi bazen.
Beni üzen duyguların,
Aslında beni düşe kalka,
Kırgınlıklarla,
Ağlayarak,
Korkarak,
Kabullenerek,
Ve sevmekten vezgeçmeden,
Büyüttüğünü, büyüdükçe de,
Büyüklerimin bana verdiğini,
Almayı beklediğim gibi vermeyi,
Öğrendiğimi anlıyordum.
Sahi,
O kelebeği öldürdüğüm için,
Ve çaldığım marullar için de,
Cennet bana küser mi?
Artık siyah saçlı olmak istemiyorum.
Allah’ım ne olur Cennetinle barıştır bizi..
Kayıt Tarihi : 10.3.2026 02:25:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!