Hazanda, yazdan çalma bir güne,
Uyanırken acının baş-şehri
Yepyeni bir gün başlıyor.
Ilkyaz güneşi düşmüş gibi,
Bir ışıltı var,
Parlıyor.
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Acıların baş şeherinde yazdan kalma hazanlı bir günde yepyeni gün başlıyor. Eski günlerden farkı olmadan. Şair de bunun farkında. İlkbahar güneşi düşen günler gibi parlayır dünya.
Neşeli mahnılar söylemeye alışkın dilinde güzel bir şarkı. Ama, gönlü mahzun, kederli, hissiz ve suskun. Bir tezad içinde çırpınır şair.
Yüreği söze bakmadan bildiğini okumada, kalem de onu yazmada.
Yürek nasıl da tablarmış bu kadar işlemlere, sevdalara, qayğılara, bilemiyor şair. Çaşıb da kalmış...
Bense şiiri okumakla şaşırdım, güzel şiiri.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta