Ne yaptınız bunca zaman.
Bir güneş doğmuştu
akıl çağından önce.
Alıp ele yumağı
oynadınız öylece.
(kIRIK GEMİCİ
VE MARTI KARTALI;
KALICI BİR GEÇİCİ,
HÜSNÜ KURUNTUSU MU?)
*
kAĞIDIN ÜSTÜNDE GİDİYORSUN.
yANDA BİR PENCERE, ALİCE AYNASI.
sATRANÇ TAHTASINDA BİR İLERİ.
kAĞIDIN ÜSTÜNDE GİDİYORSUN.
uÇTU BİR UÇAK PENCEREDEN
uÇTU BİR UÇAK PENCEREDEN
1.
Koridora açılan asansörler.
Koridor asansörler’i; *
Asan sensörleri mi?
Yoksa onlar bir tane
Bir küçük burun,
iki meraklı göz.
Ağız yok çehrede;
Ağızlar zararlıymış,
kilitler bile kızıl paslı.
A,
İğne batar gibi olmuştu, yılan sokması adama.
Saldırıya hareketlenen zehirdeki enzimler;
birkaç saniyede etkisini ortaya çıkaracak.
Pıhtılaşma yetisi kaybında ayna göz atışlar’ın
kan’ın adamı’nın; sair sıvılar ve yine kan;
GÖREV BAŞINDA
İznik
Beştaş’ın Peşinde
Bu ayki İznik konusunun fotoğraflarını çeken Kemal Nuraydın’ın en büyük sorunu kötü hava oldu. Bu yüzden ağırlığı iç mekan çekimlerine verdi. Çini çalışmasının kendi zorlukları da vardı. Kapaklarını 24 saatte bir, sabaha karşı açan çini fırınını çekmek için Nuraydın birkaç gece sabah 03:oo’te uyandı. Çünkü fırına gittiği ilk gece, Remzi Usta’nın mal koymadığı nadir günlerden biriydi. Tek güneşli günde ise fotoğraftaki Dikilitaş ve çevredeki eserler çekildi. Nuraydın ve yazar Nazım Alpman, meyve bahçeleri arasındaki antik eserin yerini bulabilmek için traktörlü birkaç köylünün yolunu kesmek zorunda kaldı. Anıtın bir yüzüne kitabesi özenle kazınmış, diğer yüzünde ise futbol takımlarının adları boyayla yazılı. Kitaplarda Dikilitaş’ın beş değil altı parça olduğu ve en üstte olması gereken parçada bir kuş figürünün olduğu yazılı. Bir söylentiye göre bir köylü en üstteki taşı bir kementle aşağı düşürmüş.
s.56 national geographic Türkiye mayıs 2005
Göz ve el tahlilinin
tarih olduğu bir çağda;
ön ince kapı, kapının üzerine monte,
plazmasal,
elektronik bir tablaya yazılan
doğaçlama istenen bazı yazılarla açıldı.




-
Nilgün Budak
-
Aynur Özbek
Tüm Yorumlaryeni tanımaya başladığım bi kimlik.. şiir başlıklarını ilginç buluyorum. konular da öyle.. edebi yorum yapmak istemiycem bi şair gibi geldi şimdilik bana. çünki edebi olmak amacıyla yazmıyor sanki.. derdi içini dökmek, derdi bilgileri ve ideallerini paylaşmak gibi geldi.. eh.. şimdilik bu kadar.. se ...
KARMAŞANIN ŞAİRİNE;
Yaşam pek çok farklı gibi görünen alanıyla bile birbiriyle ilintilidir. Senin pek çok farklı ürününde (şiir ve deneme yazılarında) bu bakışı kavrayabilen bir yerden ele aldığın, konuları böylesi bir mercekten bakarak gözden geçirdiğin, olguları birbirine katıp sonra yenid ...